• BIST 90.186
  • Altın 233,053
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 24 °C
  • İzmir 30 °C
  • Antalya 27 °C
  • Muğla 23 °C
  • Çanakkale 26 °C

"Müzakereler limanlara bağlı"

"Müzakereler limanlara bağlı"
Kıbrıs eski özel temsilcisi Hannay, "Eğer limanlara Kıbrıs gemilerinin girişini engellemeye devam ederse, AB ile müzakereler askıya alınabilir" dedi.
İngiltere'nin Kıbrıs eski özel temsilcisi Lord David Hannay, Türkiye'nin, hava ve deniz limanlarını Kıbrıs Rum bandıralı gemilere açmaması durumunda, üyelik müzakerelerinin askıya alınma tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti.

Lord Hannay, Avrupa Reform Merkezi tarafından yayımlanan "Kıbrıs, Türkiye ve AB: Denge ve uzlaşı zamanı" başlıklı makalesinde, Türkiye, AB ve Kıbrıs konularını irdeledi.

David Hannay, Avrupa Birliği'nin, Kuzey Kıbrıs için hazırlanan yardım paketinin en önemli parçası olan doğrudan ticaret konusunda ilerleme sağlamakta başarısız olduğunun altını çizerek, "Hatta ada içerisinde küçük çapta da olsa ticareti sağlayacak "Yeşil Hat"ta bile bürokratik karmaşıklık yaşandı" dedi.

Türkiye'yi AB sürecinde veto etmenin, Kıbrıs sorununa çözüm bulma umutlarına son getirecek bir olgu olduğunu kaydeden Hannay, "Ve bu durum, maalesef şu an Kıbrıslı Rumların izlediği yoldur" dedi.

Hannay, Maraş ve Mağusa limanının, AB veya BM gibi kabul görmüş uluslararası bir yönetimin kontrolünde açılarak kazanç elde edilebileceğini, bunun sonucunda da adanın kuzeyi ile AB arasında doğrudan ticaretin başlayabileceğini kaydetti.

Lord David Hannay ayrıca, her iki toplum yetkililerinin, karşılıklı saldırgan söylemlerden uzaklaşması gerektiğini vurgulayarak, "İlerde yeniden birleşecek bir Kıbrıs'ın ortaklarının böyle konuşmaya devam etmemesi gerekir" dedi.

Lord David Hannay, 2004 Nisan ayında, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıs sorununun çözümü ve adanın yeniden birleşmesi için hazırlanan BM çözüm planını referanduma sunduklarını hatırlatarak, "Annan planı' denen BM çözüm planını Kıbrıslı Türkler kabul ederken, Kıbrıslı Rumlar reddetti. O zamandan beridir Kıbrıs sorunu bir çıkmaz içerisine girdi" diye konuştu.

Bu çıkmaz dönemde, 2005 Ekim ayında Türkiye'nin AB ile üyelik müzakerelerine başladığını belirten ve bunu "Büyük olay" olarak niteleyen Lord Hannay, Kıbrıs sorununun, Türkiye'nin AB üyesi olmasından önce çözülmesi gerektiğini dile getirdi.

David Hannay, "Adada çözüm bulunması, yasal bir formalite olmasından ötürü değil, Kıbrıs'ın kuzeyinin mevcut statüsünün devam ettiği sürece Türkiye'nin AB üyesi olamayacağından dolayı gerekiyor" dedi.

Halen Türkiye ve AB arasında ciddi tartışmalara yol açan Gümrük Birliği anlaşması hakkında da görüş belirten Lord Hannay, "Türkiye'nin Gümrük Birliği anlaşmasını, içinde, Kıbrıslı Rumların yönetiminde bulunan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin de yer aldığı on üyeyi kapsayacak şekilde kabul etmesi, Türkiye'nin kendi kendini 'kaybetme" durumuna soktuğunu belirtti.
Üyelik müzakereleri koşullarına göre, Türkiye'nin Gümrük Birliği anlaşmasını kabul ettiğinin altını çizen İngiltere'nin Kıbrıs eski özel temsilcisi Hannay, buna Türkiye'nin hava ve deniz limanlarını Rum bandıralı gemilere açmasının da dahil olduğuna dikkat çekti.

"Eğer Türk hükümeti, limanlarına, Kıbrıs gemilerinin girişini engellemeye devam ederse, kendisini AB ile düşünce ayrılığı içerisinde bulur ve giriş müzakerelerinin askıya alınması tehlikesi ile karşı karşıya kalır" diye konuşan Hannay, Türkiye'nin limanlarını açması durumunda da ağır bir bedel ödeyerek, Kıbrıslı Rumların yönetiminde olan Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımak zorunda kalacağını ifade etti.

Referandumlar sonrası, AB'nin hemen karar alarak, Kuzey Kıbrıs'ın ticaret bağlarını AB ile yeniden kurmak için harekete geçtiğini anımsatan Lord Hannay, kararın, adanın kuzeyi ile AB'yi daha da yakınlaştırmak için alındığını ifade etti.

AB'nin hazırladığı yardım paketi konusunda Rumların zorluk çıkardığına da dikkat çeken Hannay, "Şimdi iki yıl sonra, "Kıbrıs Hükümeti"nin yolun her arşınında direnmesi sonucu, azaltılmış yardım paketi kabul edildi" dedi.

David Hannay, Avrupa Birliği'nin, Kuzey Kıbrıs için hazırlanan yardım paketinin en önemli parçası olan doğrudan ticaret konusunda ilerleme sağlamakta başarısız olduğunun altını çizerek, "Hatta, ada içerisinde küçük çapta da olsa ticareti sağlayacak Yeşil Hat Tüzüğü'nde bile bürokratik karmaşıklık yaşandı" diye konuştu.
Lord Hannay, Kıbrıslı Rumların, uzun yıllardan beridir dış politikası haline gelen 'federasyon çatısı altında, iki bölgeli, iki kesimli çözüm' politikasını bilmeden yok etmekle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.

David Hannay, Türkiye'yi AB sürecinde veto etmenin, Kıbrıs sorununa çözüm bulma umutlarına son getirecek bir olgu olduğunu kaydederek, "Ve bu durum, şu an Kıbrıslı Rumların izlediği bir yoldur. Rumlar AB içerisindeki bazı üyelerden cesaret buluyorlar" dedi.
Kıbrıslı Türklerin şimdiki durumunun 'konforsuz ve riskli' olduğunu ve övgüye layık bir kararlılıkla, parlamento ve başkanlık seçimlerinde Annan planını destekleyen siyasi güçlere destek verdiğini dile getiren İngiltere eski Kıbrıs Özel Temsilcisi Hannay, ancak bu durumun bir ödül getirmemesi sonucu Kıbrıslı Türklerin özellikle AB destek paketine yönelik hayal kırıklığına uğradığını belirtti.

Türkiye'nin durumunu ise "En zor durumda olan kesim" şeklinde niteleyen Hannay, "Türkiye Gümrük Birliği'ni uygulayıp, sorunu çözmesi destek ve kazanç sağlayacak. Ama bu da bir sorun. Diğer bir alternatif ise, Kıbrıs sorununu, Türkiye'nin üyelik müzakerelerinin bitimine ertelemek iyi bir seçenek değil. Bu, kuşkusuz Türkiye ve Kıbrıslı Türkler için muhtemel en kötü sonuçtur" diye konuştu.

Gündemdeki yerini sürekli koruyan Mağusa limanı ve Kapalı Maraş bölgesi konusuna da değinen Lord Hannay, Maraş'ın 1974'ten beridir kapalı ve terk edilmiş durduğunu, Annan planı kabul edilseydi, bölgenin Kıbrıslı Rumlara verileceğini, aynı şekilde Mağusa limanın da Kıbrıslı Türklere bırakılacağını hatırlattı.

Her iki bölgenin de halen kullanılmaz bir durumda olduğunu söyleyen David Hannay, Maraş ve Mağusa limanının, AB veya BM gibi kabul görmüş uluslararası bir yönetimin kontrolünde açılarak kazanç elde edilebileceğini, bunun sonucunda da adanın Kuzeyi ile AB arasında doğrudan ticaretin başlayabileceğini kaydetti.
DenizHaber.Com
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim