• BIST 94.682
  • Altın 222,782
  • Dolar 5,6803
  • Euro 6,5153
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 17 °C
  • Antalya 19 °C
  • Muğla 14 °C
  • Çanakkale 15 °C

"Radyoaktif atık' taşıdığı iddia edilen Kuito FPSO TBMM'nin gündeminde

"Radyoaktif atık' taşıdığı iddia edilen Kuito FPSO TBMM'nin gündeminde
CHP İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray, sökülmek amacıyla Aliağa’ya getirilen Kuito isimli radyoaktif maddeler ve petrol artıkları taşıyan gemiyi TBMM gündemine taşıdı.

CHP İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray, sökülmek üzere Aliağa’ya getirilen Kuito isimli radyoaktif maddeler ve petrol artıkları taşıyan gemiyi TBMM gündemine taşıdı. Angola’dan getirilerek İzmir-Ailağa’da sökülecek petrol işleme gemisinin bölgede çevre felaketine yol açacağına dikkat çeken Çıray, “2013 yılında hazırlanan rapora göre gemide yüksek miktarda radyoaktif atık ve tehlikeli madde bulunduğu, borular içerisinde konsantre olmuş yoğun radyasyon seviyesi yüksek maddeler ve tank dibi karbon külleriyle yaklaşık bin ton petrol atığı olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca yapılan radyasyon ölçümlerinde, normal değerin 5 katı düzeyinde radyasyon tespit edilmiştir” diye konuştu. 

NEDEN TÜRKİYE’DE SÖKÜLECEK?

Çıray, içinde bulunan radyoaktif maddeler ve petrol artıklarıyla geminin Aliağa’ya gelmesi durumunda bir çevre felaketinin kaçınılmaz olduğunu belirterek, “’Yüzen Çernobil’ sayılabilecek bu gemideki atıkların ne olacağı henüz belirsiz. Başta Aliağa olmak üzere Ege’de bir çevre kıyımına yol açacak geminin hangi gerekçelerle Türkiye’de parçalanacağı da belli değil. Bu kadar hayati bir mesele ortadayken yetkili ağızlar tek bir açıklama yapma gereği bile duymuyorlar” dedi.

YETKİLİLERİN İLGİ ALANINDA DEĞİL

Çıray, insan hayatını ve sağlığını hiçe sayan bu tutumun kabul edilemez olduğunu belirterek, “Başta o gemiye girecek işçilerimiz olmak üzere çevrede yaşayanların radyoaktif atıklardan nasıl etkileneceği hiçbir yetkilinin ilgi alanında değil” diye konuştu.

ÖNCEDEN İNCELEME YAPILDI MI?

Çıray, konuyla ilgili Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan tarafından yanıtlanmasını istediği soru önergesinde şunları kaydetti: “Aliağa gemi söküm tesislerinde parçalanacak Kuito adlı gemide Türk yetkililer tarafından önceden inceleme yapılmış mıdır? Bu incelemeler sonucunda gemide radyoaktif maddelere rastlanmış mıdır? Aliağa’ya söküm için getirilen gemilerin Türk karasularına girmeden önceden hangi radyoaktif, biyolojik ve kimyasal maddeleri içerdikleri kontrol edilmekte midir?

İHALEYE BİZDEN BAŞKA KİM GİRDİ?

Kuito isimli geminin söküm işi, ne kadarlık ihale bedeliyle alınmıştır? Başka hangi ülkeler söz konusu gemiyi parçalamak için ihaleye girmiştir? Geminin Aliağa’ya getirildikten sonra içinde tehlikeli maddelere rastlanması durumunda ne yapılacaktır?

RADYOAKTİF SIZINTI NASIL ÖNLENECEK?

Aliağa tersanesinde bu nedenle yaşanacak bir çevre felaketinin önlenmesi için hangi ekipmanlar bulunmaktadır? Tersanede radyoaktif sızıntıyı önleyebilecek altyapı var mıdır? Geminin söküm ihalesiyle ve taşıdığı maddelerle ilgili olarak tarafınıza önceden bir bilgilendirme yapılmış mıdır?”

CHP İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray Meclise Göderdiği Radyoaktif Gemi Soru Önergesi

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Angola'dan yola çıkan ve radyoaktif madde taşıyan Kuito isimli geminin parçalanmak üzere İzmir Aliağa'daki gemi söküm tesislerine getirilecektir. Söz konusu gemi 2000 yılından bu yana Angola açıklarında ham petrol işleme amacıyla kullanılmıştır. 2013 yılında hazırlanan rapora göre gemide yüksek miktarda radyoaktif atık ve tehlikeli madde bulunduğu, borular içerisinde konsantre olmuş yoğun radyasyon seviyesi yüksek maddeler ve tank dibi karbon külleriyle yaklaşık bin ton petrol atığı olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca yapılan radyasyon ölçümlerinde, normal değerin 5 katı düzeyinde radyasyon tespit edilmiştir.

İçinde bulunan radyoaktif maddeler ve petrol artıklarıyla geminin Aliağa’ya gelmesi durumunda bir çevre felaketinin yaşanılması kaçınılmazdır. Adeta “yüzen Çernobil” sayılabilecek bu gemideki atıkların ne olacağı da henüz belirsizdir. Başta Aliağa olmak üzere Ege’de bir çevre kıyımına yol açacak geminin hangi gerekçelerle Türkiye’de parçalanacağı da belli değildir. Bu kadar hayati bir mesele ortadayken yetkili ağızlar tek bir açıklama yapma gereği bile duymamaktadır. İnsan hayatını ve sağlığını hiçe sayan bu tutum kabul edilemez.

Başta o gemiye girecek işçilerimiz olmak üzere çevrede yaşayanların radyoaktif atıklardan nasıl etkileneceği hiçbir yetkilinin ilgi alanında gözükmemektedir.

Bu kapsamda; aşağıdaki sorularımın T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan tarafından Anayasa’nın 98, İçtüzüğün 96. Maddeleri gereği yazılı olarak yanıtlanmasını rica ederim. 2.2.2015
Dr. Aytun Çıray
İzmir Milletvekili

1.    Aliağa gemi söküm tesislerinde parçalanacak Kuito adlı gemide Türk yetkililer tarafından önceden inceleme yapılmış mıdır? Bu incelemeler sonucunda gemide radyoaktif maddelere rastlanmış mıdır? 

2.    Aliağa’ya söküm için getirilen gemilerin Türk karasularına girmeden önceden hangi radyoaktif, biyolojik ve kimyasal maddeleri içerdikleri kontrol edilmekte midir?

3.    Kuito isimli geminin söküm işi, ne kadarlık ihale bedeliyle alınmıştır? Başka hangi ülkeler söz konusu gemiyi parçalamak için ihaleye girmiştir?

4.    Geminin Aliağa’ya getirildikten sonra içinde tehlikeli maddelere rastlanması durumunda ne yapılacaktır? Aliağa tersanesinde bu nedenle yaşanacak bir çevre felaketinin önlenmesi için hangi ekipmanlar bulunmaktadır? Tersanede radyoaktif sızıntıyı önleyebilecek altyapı var mıdır?

5.    Geminin söküm ihalesiyle ve taşıdığı maddelerle ilgili olarak tarafınıza önceden bir bilgilendirme yapılmış mıdır?

Çevre Mühendisleri tepkili

Öte yandan Angola açıklarında uzun yıllar ham petrol işleyen ve görev süresini tamamlanmasının ardından söküm için İzmir'in Aliağa İlçesi'ne getirilmekte olan 'Kuito' adlı gemide radyoaktif atık yüklü olduğunu ileri süren TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, Aliağa Gemi Söküm Tesisleri önünde basın açıklaması yaptı. Geminin İzmir'de karaya çıkması durumunda Angola'ya gönderilmesinin çok zor olduğuna değinen Bozoğlu, açıkta bekletilip ilgili yetkililer tarafından incelemelerin yapılması gerektiğini, tehlikeli bir durumda da gönderilmesini savundu.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu, odanın İzmir Şubesi Başkanı Helil İnay Kınay ve oda yetkilileri, Angola'dan söküm için İzmir'in Aliağa İlçesi'ne getirilmekte olan ve radyoaktif atık yüklü olduğu ileri sürülen 'Kuito' adlı gemiyle ilgili Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Tesisi önünde basın açıklaması yaptı. 'Uranüs' adlı römorkör tarafından çekilen gemide, tehlikeli atıkla radyoaktiviteye dair ciddi bulgular olduğunu savunan Bozoğlu, gemideki radyoaktivitenin normalden 5 kat yüksek olduğunu belirtti.

“DAHA DETAYLI İNCELEME YAPILMALI"

Bazı çevrecilerin de destek verdiği Bozoğlu, “Angola'da rafineri görevi yapan bir gemi şu anda Türkiye'ye geliyor. Gemi 2-3 gün boyunca Girit Adası çevresinde 8 çizen bir rotada bekledi. Bu lodos veya başka konular nedeniyle olabilir. Dün akşam saatlerinde 'Kuito' adlı gemi tekrar Türkiye'ye doğru yola çıktı. Bu gemi içinde tehlikeli atıkların, asbestin olduğunu ve radyoaktivitesinin çok yüksek olduğuna dair raporlar var elimizde. Texcom adlı firma tarafından hazırlanan raporun içinde, sınır değeri ve doğal olan radyoaktiften 5 kat yüksek radyoaktivitenin olduğu tespit edilmiş durumda. Ayrıca daha detaylı inceleme yapılması gerektiği vurgulanmış. Bunun yanında, rafineri görevi gören gemilerde, doğal radyoaktivitenin yüksek olacağının net bir şekilde vurgulandığını biliyoruz" diye konuştu.

2 MİLYON METRE BORU SİSTEMİ

Yıllardır ham petrolün işlendiği gemide tahminlerine göre yaklaşık 2 milyon metre uzunluğunda boru hattı olduğunu ve bu boruların içinin de petrol atığıyla kaplı olduğunu dile getiren Bozoğlu, “Bu geminin 1979 yılında denize çıktığını biliyoruz. Yıllardır petrolü işleyen geminin içinde, tahminimize göre 2 milyon metre uzunluğunda boru sistemi olduğunu ve bunun içinde de petrol atıklarının olduğunu biliyoruz. Bu bilgiler ışığında biz daha önce yetkililerden bu konuda önlem almalarıyla ilgili uyarıda bulunmuştuk. Ancak şu ana kadar ilgili kurumlardan hiçbir açıklama yapılmadı. Biraz önce Aliağa'da Liman Başkanlığı'nı ziyaret ettik ve bilgi almaya çalıştık. Fakat kendilerinde de geminin detaylarına, içinde ne olduğuna dair bilgilerinin bulunmadığını, geminin buraya gelmesinin ardından inceleme yapılacağını ifade ettiler. Bu, Türkiye'nin en büyük problemidir. Türkiye'nin havasını, suyunu, toprağını risk altına alan bir geminin Türkiye'ye yanaşmasına dair, yöneticisinin, bakanının, il müdürünün bu konuda hiçbir bilgisinin olmadığını net bir şekilde göstermektedir. 'Gemi bizim karasularımıza girdikten sonra bu gemide inceleme yapacağız' demek bilim dışıdır. O yüzden bu gemi buraya gelmeden önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı'nın detaylı bilgisinin olması gerekirdi. Gemiyle ilgili 3 kurumdan yazı alındığı söylendi, bunlardan biri şu anda Aliağa'da görev yapan işletmelerden oluşan bir derneğin paydaşıdır, yani 'Al gülüm ver gülüm' olayıyla karşı karşıyayız. Bu raporu hazırladığı iddia edilen ki ortaya henüz rapor konmuş değil, bu kurumda buradaki derneğin partneridir. Bunun yanında Angola'daki ilgili bakanlıktan tehlikeli atıkla radyoaktiviteye dair yazı aldıklarını söylüyorlar, Angola devletinin radyoaktivite ve tehlikeli atıklara dair nasıl bir bilgi birikimi olduğu konusunda bizim şüphelerimiz var. Elimizde, bu geminin ihalesine yönelik bir sözleşme var" dedi.

ÇIKAN RADYOAKTİVİTE ANGOLA'YA GÖNDERİLECEK

Türkiye'deki yetkililerle Angola hükümet yetkilileri arasında bir sözleşme yapıldığından söz edildiğini aktaran Bozoğlu, “Bu sözleşmenin 8. maddesinde net bir şekilde şu söyleniyor, doğal yollarla oluşmuş radyoaktivitenin yüksek olabilme ihtimalinden bahsediyor. Angola hükümeti ile Türkiye'deki yetkililer arasında, bir anlaşma yapılarak bu çıkan radyoaktivitenin Angola'ya gönderileceğine dair, sözleşmede belirtmişler" diye konuştu.

TONU 250 DOLARA ALINMIŞ

Söküm aşamasına gelen bir geminin normalde tonunun 500 dolardan alındığını ancak bu geminin tonunun 250 dolardan alındığını belirten Bozoğlu şunları kaydetti;
“Normalde Bangladeş ve Hindistan gibi ülkelerde, gemi söküm işlemleri gerçekleştiriliyor. Bu ülkeler gemiyi alırken, gemi sahibine, tonuna yaklaşık 500 dolar veriyor. Türkiye'ye gelen bu geminin tonuna yaklaşık 250 dolar verilmiş. Siz bir gemi satıcısı olarak, Hindistan'a bu gemiyi satmak varken, daha fazla para kazanmak varken, neden Türkiye'ye daha ucuz bir şekilde sattınız? Bizim derdimiz, Türkiye'nin suyu, toprağı ve işçi kardeşlerimizin sağlığıdır. Gemi içindeki atıklar, parlayıcı ve yanıcı etkiye sahip, buradaki işçi kardeşlerimiz çalışma yaparken ölüm riskiyle karşı karşıya kalabilirler. Bu endişelerimizden dolayı, apar topar açıklama yapılıp konunun üzerinin örtülmesini doğru bulmuyoruz. Biz Aliağa'da tiyatro oynattırmayacağız. Aliağa'ya gelen geminin temizlenmiş belirli noktalarının üzerine çıkıp, 'Burada bir problem yok' açıklaması bizi tatmin etmeyecek. 'Otopan' adlı gemi, Türkiye'nin önemli bir örneğidir. Türkiye'nin sularında batırılan gemiler, önemli örneklerdir. Umarız, bizim söylediklerimiz doğru çıkmaz, umarız atık yoktur ve radyoaktivite oranı yüksek değildir. Ama bunu bir şekilde ispatlamak adına yapılacak şeyler var. Gemi zaten Türkiye'ye gelmeden önce bu bilginin gelmiş olması gerekiyordu. Gemi, limana yanaşmadan, uzak bir noktada, durdurulup, bağımsız kurumlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yetkilileri tarafından inceleme yapılması, numune alınması gerekiyor. Mobil cihazlarla yapılan ölçüm bizi tatmin etmez. Bu süre de bir iki saat sürmez, ortalama 60 gün boyunca incelemelerin sürmesi gerekiyor. Gemi karaya çıktıktan sonra geri gönderilmesi biraz daha zorlaşıyor. Çünkü artık atık oluyor. Aslında şu an bile bu bir atık, bunu çeken Uranüs adında bir gemi var. Buraya bıraktıktan sonra gidecek. Gemide tehlikeli bir durum çıkarsa Angola'ya gönderecekleri yönünde söz veriyorlar. Biz de bu sözü güvenmek istiyoruz. Gemide inceleme yapmak için talebimiz olacak, eğer verilmezse hukuki süreç devam edecek."

“ÇOK CİDDİ İDDİALAR VAR"

Odanın İzmir Şubesi Başkanı Helil İnay Kınay, “Aliağa ciddi problemler yaşayan ve kentimizin kanayan yarası. O noktada, gemi sökümde 1980'lerden beri süregelen ve her ne kadar iyileştirmeler yapıldığı söylense de ciddi problemler yaşıyoruz. Bu gemiyle ilgili çok ciddi iddialar var, biz de en ufak şüpheye yer bırakmayacak şekilde, bilgilerin paylaşılmasını istiyoruz. Ama bu süreçte, artık Avrupa'nın terk ettiği 3. Dünya ülkelerine doğru yönlendirdiği gemi söküm gibi tehlikeli atık üreten sürecin çok daha hassas yönetilmesi gerekiyor. Biz gerekli yasal girişimlerimizi yaptık, merkezi ve idari yetkililerin gerekli cevabı vermesini bekliyoruz" dedi. Öte yandan Gemi Geri Dönüşüm Derneği Başkanı Adem Şimşek, konuyla ilgili ilerleyen günlerde bir açıklama yapacaklarını dile getirdi.

GÜNLÜK 100 BİN VARİL PATROL İŞLİYOR

Kuito FPSO adlı gemi 1979 yılında faaliyete geçti ve 1999 yılında modifiye edildi. Günlük 100 bin varil ham petrol işleme ve 1.4 milyon varil depolama kapasitesine sahip gemi, 2000 yılından bu yana Angola açıklarında ham petrol işlemek üzere kullanılıyordu. Ön temizliği yapılan geminin sökülmesini öngören ihale geçen yıl yapıldı. Geminin bu hafta ortasında Aliağa'da olması bekleniyor.

Deniz Haber Ajansı

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim