• BIST 90.186
  • Altın 234,300
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 31 °C
  • İzmir 33 °C
  • Antalya 31 °C
  • Muğla 31 °C
  • Çanakkale 29 °C

'Rumlara 'Dur' demek lazım'

'Rumlara 'Dur' demek lazım'
Koç Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç: "AB taraftarı biri olarak söylüyorum. AB Rumlara baskı yapacaktır. Bu iş çözülmeden limanları açmak doğru olmaz" dedi.
"Bunları çok AB taraftarı biri olarak söylüyorum. Bizi devamlı köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar. Bir yerde dur demek lazım... AB Rumlara baskı yapacaktır. Bu iş çözülmeden limanları açmak doğru olmaz."

Sanayinin öncü grubu Koç Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, teknolojisi dışa bağımlı üretimdense, hizmette yüksek katma değer yaratmanın tartışılması gerektiğini söyledi. Türk sanayisinin öncüsü Koç Grubu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, teknolojisi dışarıya bağlı sanayiden daha çok, katma değeri daha yüksek hizmet sektöründe yoğunlaşılacağını söyledi. Koç son dönemde yaşanan dalgalanmanın şimdilik durulmuş gözüktüğüne, kurun bugünkü seviyesinin daha realistik olduğuna da dikkat çekti. Mustafa Koç, son dönemdeki dalgalanmalar, sanayinin geleceği ve AB ile ilgili sorularımızı yanıtladı. Son dalgalanma nedeniyle, Koç Holding olarak yılsonu hedeflerinde revizyona gidecek misiniz?
Şu anda hiçbir şey yapmıyoruz. Yıl sonunda koymuş olduğumuz hedefler aynen olduğu gibi duruyor. Ama eğer bu dalgalanma sürerse o zaman tabii tekrar şapkamızı önümüze alıp oturup düşüneceğiz. Fakat öyle görünüyor ki şimdi hadise biraz daha durulmaya başladı. Tabii burada faizlerin durumu çok önemli, yani faizler biraz daha artarsa -ki inşallah olmaz- önümüzdeki dönemde ciddi bir talep daralmasıyla karşı karşıya kalabiliriz. Bu da büyümeyi menfi olarak etkileyebilir. Faiz hareketleri şu dönemde çok önemli ama piyasaya biraz güven aşıladığınız zaman giden para tekrar yaklaşıp geri gelmeye başlıyor. Bu kadar da hassas dengeler üzerinde duruyoruz. En önemli şey, mali disiplinden ödün vermeden, başka gündem maddelerine odaklanmadan işi bu şekilde götürmek. Çünkü maalesef halen kırılganlık sürüyor. Bütün gelişmekte olan piyasalar bundan etkilendiler ama en çok biz etkilendik. Tabii getiriler çok yüksekti, en ufak bir belirsizlik gelince de yatırımcılar yüzde beş, yüzde on kayba bakmadan hemen çıkıyor.
Türk sermayedarının sanayi yerine daha fazla hizmet sektörüne yoğunlaştığı yönünde bir izlenim var. Bu konudaki düşünceleriniz neler?
Üretim ve sanayi çok emek yoğun, çok sermaye yoğun bir iş. Bir de know how'ı da dışardan alıyorsanız o zaman tabii çok fazla avantajlı durumunuz olmuyor. Biz zamanında Tofaş ve Ford gibi iki tane büyük yatırım yaptık, çok şükür işte gayet iyi gidiyor. Ama şimdi gelip de büyük bir otomobil fabrikası veya başka bir sektördeki bir üretim fabrikasında bir ortaklık yapmak know how'da ve teknolojisinde bağımlı olduğunuz ortakla yapmak mı daha iyi, yoksa hizmet sektörüne girip daha katma değer üretebilecek veya finans sektöründe olduğu gibi bir yatırım içine girmek mi iyi, o tabii tartışılacak bir konu. Ama Türkiye hizmet sektöründe daha katma değer yaratabilecek sektörlere yoğunlaşacaktır bundan sonra. Nasıl bugün bir Hindistan IT'- de aldı başını gidiyor onun gibi nish marketler bulmamız lazım. Ama öbür taraftan da otomotivde Türkiye çok ciddi bir üretim üssü haline geldi. Gerek maliyetleriyle, gerek kalifiye elemanıyla. Yabancılar da bu durumdan memnun.
Bir yerde dur demek lazımKoç Holding'in başkanı Mustafa Koç, "Rumlara limanları açmak doğru olmaz" diye konuştu.KÖŞEYE SIKIŞTIRMAK İSTİYORLAR
"Bunları çok AB taraftarı biri olarak söylüyorum. Bizi devamlı köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar. Bir yerde dur demek lazım... AB Rumlara baskı yapacaktır. Bu iş çözülmeden limanları açmak doğru olmaz."
'G.Kıbrıs'a bir yerde dur demek lazım'"Bizi köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar. Türkiye üzerine düşeni yaptı. Herhangi bir şekilde Güney Kıbrıs'a limanlarımızı açmamamız lazım". Ekonomide Avrupa Birliği çapası çok önemli bir yer tutuyor. Avrupa Birliği ile son gelişmeleri özellikle de Kıbrıs konusunda yaşanan tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Gönül isterdi ki bu çapa AB'ye bağımlı olmasın, kendi başımıza bu reformları yapalım, ama öyle olmadı. Bu reformları yapmak mecburiyetindeyiz. AB olsun olmasın ben öyle görüyorum. Onların açısından Güney Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne dahil olması ciddi bir hataydı. Türkiye burada üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Fakat verilen sözler maalesef yerine getirilmedi. Şimdi bize dayatıyorlar. Fakat benim düşüncem şu; Türkiye'yi kaybetmek Avrupa Birliği'nin işine gelmeyecektir. Başta Yunanistan olmak üzere Rumların üzerinde ciddi bir baskı oluşturacaklarını düşünüyorum. O bakımdan bu iş çözülmeden ben Türkiye'nin herhangi bir şekilde limanlarını açmasının doğru olacağını zannetmiyorum ki, bunları çok AB taraftarı biri olarak söylüyorum. Bir yerde dur demek lazım çünkü devamlı bizi köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar. Burada Türkiye'nin Avrupa'ya olan katma değerinin ne kadar önemli olduğunu oradaki kamuoylarına anlatmak lazım. Biz bu noktada iyi değiliz. Çünkü biz bu reformları Avrupa'daki liderler memnun olsun diye yapmıyoruz. Sonunda bireyin hayatını daha iyileştirmek, daha batı standartlarına yaklaşmak için gerçekleştiriyoruz. Bu amaç hem ekonomide hem de siyasi platformda böyle. Avrupa Birliği sancılı bir yol, uzun bir yol, uzun bir süreç. Bir kültür birleşmesinin dönüşümü. Dolayısıyla bu tip şeyler zaman alacaktır. Fakat bizim 'bizi istemiyorlar' diye kendi planımız ve yol haritamızdan sapmamamız lazım. Ancak haklarımızı da korumamız lazım. Ben Avrupa Birliği'nin sonunda 'tamam siz Kıbrıs'ı tanımıyorsanız, biz de bu işi durduruyoruz' diyebileceğini zannetmiyorum.
Türkiye'nin AB nezdinde daha fazla iletişim kurmasını biraz açabilir misiniz...
Elimizdeki her türlü kartı iyi oynamamız lazım. Genel olarak baktığınızda Türkiye bundan 10 sene sonra Avrupa'ya ne kadar katma değer katacak bunu konuşmak lazım. Sanki hep biz istiyoruz, bizi almanız lazım gibi görünüyor. AB tarafından da baktığımızda yaşlı nüfusa sahip bir birlik. Türkiye'nin çok ciddi katma değeri olacaktır.
Henüz alarm verecek durum yokMustafa Koç Tüpraş'ın satın alınması için kullandıkları kredinin uzun vadeli olduğunu, bu nedenle son dönemdeki dalgalanmalardan çok fazla etkilenmediklerini belirterek "Tabii bu, tedbiri elden bırakacağımız anlamına gelmez. Gelişmeleri yakından izliyoruz" dedi. Koç şöyle konuştu: "Bu finansman modelleri uzun vadeli olduğu için bizi çok fazla etkilemedi. Çok şükür, ama bu demek değildir ki tedbiri elden bırakacağız. Tabii ki gelişmeleri çok yakından ve ciddi şekilde takip ediyoruz. Birtakım önlemleri aldık. Zaten biliyorsunuz ki, holding bünyesindeki şirket portföyümüzü de yeniden yapılandırıyoruz. Onun çalışmalarını da hızlandırdık. Bu bakımdan şimdilik alarme edilecek bir durum yok. Tüpraş'ı satın almamız, portföyde yeniden yapılanmamıza biraz daha ivme kazandırdı. Kriz nedeniyle demiyorum, Tüpraş'ın satın alınmış olması anlamında söylüyorum. Ama portföyde bir yeniden yapılanma zaten iki senedir konuştuğumuz bir şeydi." Direkt yatırım yapanlar olumluKoç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Türkiye'ye doğrudan yatırım yapan yabancı şirketlerin kısa vadeli dalgalanmalardan etkilenmesinin söz konusu olmadığını söyledi. Koç, yabancı ortaklarının Türkiye'ye yüzde 100 güvendiğini her fırsatta dile getirdiklerinin altını çizdi. Koç şöyle konuştu: "Ben de onlar gibi düşünüyorum tabii. Finansal yatırımcıyla uzun vadeli yatırım yapmış insanın bakış açıları çok değişik. Bugün Ford elini, koluna kadar taşın altına sokmuş, FIAT keza öyle, Koreliler'e bakıyorsunuz aynı şekilde. Dolayısıyla bu tip yatırımcıların olaya daha uzun vadeli bakmaları lazım ki, orada ben de aynı şekilde düşünüyorum. Bu mevsimsel mi diyeyim, artık bu dalgalanmalardan bu yatırımcılar çok fazla etkilenmezler. Adamlar ellerini taşın altına koymayı bırakın, kollarına kadar taşın altında. Ve zaten geçen hafta Bill Ford da buradaydı adamlar yüzde yüz güveniyorlar ve Türkiye'nin geleceğine de çok müspet bakıyorlar." Kaynak:Cüneyt Toros-Sabah GazetesiDenizHaber.Com
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim