• BIST 95.507
  • Altın 188,216
  • Dolar 4,7527
  • Euro 5,5759
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 29 °C
  • Antalya 35 °C
  • Muğla 27 °C
  • Çanakkale 28 °C

Savaşın eşiğine getiren küçük adalar

Savaşın eşiğine getiren küçük adalar
Geçmişten bugüne birçok ülke politik, stratejik veya ekonomik gerekçelerle adı dahi bilinmeyen küçük adalar için savaşın eşiğine geldi.

Geçmişten bugüne birçok ülke politik, stratejik veya ekonomik gerekçelerle adı dahi bilinmeyen küçük adalar için savaşın eşiğine geldi.

Çoğu zaman ''savaş'' söylemleriyle anılan Senkaku (Diaouyu), Kardak, Pracel, Abu Musa, Büyük ve Küçük Tunb, Falkland, Güney Kuril, Hawar, Tokda, Sipadan, Ligitan ve daha niceleri... Nerede oldukları bilinmeyen, çoğunun üzerinde insan yaşamayan bu adalar birçok kez ülkeler arasındaki krizlerin ana nedenlerinden oldu.

Yüzölçümü olarak da oldukça küçük olan ada, adacık ve kayalıklar; coğrafi konumları, stratejik önemleri, petrol rezervleri, maden yatakları ve doğalgaz kaynakları nedeniyle tarihsel süreçte Çin, Japonya, Vietnam, Tayvan, Filipinler, Brunei, Malezya, İngiltere, Arjantin, Türkiye, Yunanistan, Eritre, Yemen, İspanya, Fas, Belçika ve Hollanda'yı gündemin birinci sırasına oturttu.

Güney Çin Denizi'nden BM'ye taşınan sorunlar

Büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olduğu düşünülen Güney Çin Denizi'ndeki ada, adacık ve kayalıklar Çin'in bu adaların neredeyse tamamının kendisine ait olduğunu iddia etmesi sebebiyle, egemenlik iddiaları bulunan Filipinler, Brunei, Malezya, Vietnam ve Tayvan ile karşı karşıya gelmesine neden oluyor.

Son dönemde Çin ve Japonya arasında tansiyonun yükselmesine neden olan Japonya'nın ''Senkaku'', Çin'in ''Diaoyu'' olarak adlandırdığı kayalık ve adacıklar üzerinde Tayvan'ın da egemenlik talebi var.

Beş adacık ve üç kayalıktan oluşan Senkaku/Diaoyu adalarına ilişkin anlaşmazlık uzun süredir var olsa da Eylül 2012'de bir grup Çinlinin adaya çıkması üzerine sorun ciddi bir krize dönüştü. Japonya hükümetinin, adaları, sahibi olan Kunioki Kurihara'dan satın aldığını açıklamasının ardından, Çin Halk Cumhuriyeti iki filosunu adaların 12 mil uzağına konuşlandırdı.

Çin'in ardından Tayvan devreye girerek adaların çevresinde balıkçılarının avlanma hakları bulunduğunu öne sürdü. Tayvan limanlarından ayrılan 58 balıkçı teknesi ve onlara eşlik eden sahil güvenlik tekneleri adaların karasularına girdi. Japonya sahil güvenlik tekneleri ise Tayvan filosuna müdahale etti. Tayvan ile Japonya arasında bu gerilim yaşanırken, Pekin ve Tokyo yönetimleri arasında sorunun çözümü için görüşmeler de başladı.

Bölgesel çıkarlar ve Çin ile Japonya'nın en büyük ticaret ortağı haline gelmesi, iki ülkenin ''çatışma'' düşüncesine temkinli yaklaşmasını sağlasa da kimi zaman ülke vatandaşlarının sokaklara dökülmesine engel olamıyor.

Öte yandan, Doğu Çin Denizi'nde 1988 yılında Çin ile Vietnam'ın Johnson resifinde hakimiyet sağlama çabaları çatışmaya yol açmış ve 64 Vietnam askeri hayatını kaybetmişti.

Falkland Adaları sorunu

Falkland Adaları üzerindeki Arjantin ve İngiltere'nin egemenlik sorunu 19. yüzyıldan bu yana tartışma konusu olmayı sürdürüyor.

Arjantin'in, 1833'ten bu yana İngiltere'nin kontrolündeki Falkland Adaları'nı 1982'de işgal etmesi, iki ülke arasında savaşa yol açmıştı. 74 gün süren savaş sonrasında ateşkes ilan edilmiş ve İngiltere adalarda kontrolü yeniden ele geçirmişti.

Güney Amerika'ya coğrafi yakınlığı olan adaların bir parçası olduğunu ileri süren Arjantin, adaların statüsüyle ilgili İngiltere'yi müzakereye ikna etme çalışmalarını sürdürüyor.

Arjantin Cumhurbaşkanı Cristina Fernandez Kirchner bir gazetede yer alan mektubunda, İngiliz hükümetini Falkland Adalarını ülkesine iade etmeye çağırmıştı. Kirchner ayrıca, Falkland Adalarıyla ilgili çözüm konusunda BM'nin müzakere edilmesine ilişkin kararına uyulmasını istemişti.

Arjantin Cumhurbaşkanının mektubu üzerine başlayan tartışmaya ilişkin Falkland Adaları hükümetinden de açıklama gelmişti. Ada hükümeti açıklamasında, ''Biz koloni değiliz, Birleşik Krallık ile ilişkimiz kendi tercihimiz sonucudur. Arjantin hükümetinin aksine, Birleşik Krallık, halkımızın haklarına saygı duymaktadır'' ifadelerine yer vermişti.

Kardak krizi

Kardak Kayalıkları Ocak 1996'da Türkiye ile Yunanistan'ı savaşın eşiğine getirdi. Türk bandıralı bir geminin karaya oturması sonucu Türk ve Yunan kurtarma ekipleri arasında anlaşmazlık çıktı. Olaydan sonra Yunanistan, deniz kazasının kendi karasularında olduğunu ileri sürdü. Türkiye ise bu adaların kendisine ait olduğunu belirtti. Yunanlar, bir süre sonra Kardak'a asker çıkarıp, bayrak dikti. Bunun üzerine iki ülkenin deniz kuvvetleri, adanın çevresinde konuşlandı.

Dönemin Başbakanı Tansu Çiller, ''O bayrak iner, o asker gider'' diyerek Türk Silahlı Kuvvetleri'nin savaşa hazır olduğunu ima etti ve 30 Ocak 1996 gecesi adaya asker çıkarılmasını istedi. Türk SAT ve SAS Komandoları Kardak'ı kuşatmış olan Yunan donanmasının arasından geçerek hemen yandaki ikinci adaya gece operasyonu ile çıkıp Türk bayrağını dikti. Daha sonra ABD Başkanı Bill Clinton ve NATO'nun devreye girmesiyle tansiyon düşürüldü.

İki ülkeyi savaşın eşiğine getiren diğer bir ada da Gölcük'te ele geçirilen Balyoz belgelerinde de adı geçen Zürafa kayalıkları. Yunanistan'la Türkiye arasındaki Kuzeydoğu sınırının uç noktasında olması nedeniyle stratejik olarak önemli görülen adacığın denize kıyısı 32 metre. Kayalıklar, üzerindeki deniz feneri ile Ege'deki deniz trafiğini kontrol açısından kritik bir üs olarak görülüyor. Kimi bilim adamlarına göre zamanla sulara gömülecek olan adacığın çevresinde avlanan Türk balıkçılarının Yunan Sahil Güvenlik botlarının tacizine uğramasıyla başlayan kriz, yetkililerin araya girmesiyle aşıldı.

Eritre-Yemen

Kızıldeniz'in karşılıklı iki kıyısında yaşayan Eritre ve Yemen'i bölgede bulunan bazı ada, adacık ve kayalıkların aidiyeti sorununda karşı karşıya getiren gerilimin temelinde de doğal kaynakların paylaşımı sorunu yattı. İki ülkenin yaşadığı anlaşmazlık 1995'te 12 kişinin ölümüne neden oldu.

Yaşanan çatışma sonunda Yemen Zuqar Adası'nı, Eritre ise Büyük Hanish Adası'nı işgal etti. İki ülke arasındaki anlaşmazlık, Mısır, Etiyopya, Fransa ve Birleşmiş Milletler'in girişimiyle 1996'da tarafların imzaladığı anlaşma sonrası çözüme kavuştu.

Tanıdık krizler

Fas kıyılarından 250 metre, İspanya kıyılarından ise 8km uzaklıkta bulunan Leyla Adası (Perejil) iki ülke arasında egemenlik sorunu yarattı. Cebelitarık boğazında yer alan ve hiç bir yerleşim yerinin olmadığı kayalık ada yüzünden 2002 yılında taraflar arasında adaya asker çıkarmaya varan bir gerilim yaşandı. Fas'ın adaya asker çıkarmasıyla başlayan gerilim, İspanya'nın adaya kendi askerlerini çıkarmasıyla sürdü. İspanya Fas'ı uyardı ve bölgeye savaş gemisi yolladı. Yaşanan tartışmalar, AB ve Arap Birliği'ni de karşı karşıya getirdi. Kriz, ABD dışişlerinin yürüttüğü diplomasiyle çözüme kavuşturuldu. İspanya 75 askerini geri çekti ve 2 bayrağını indirerek adayı terk etti.

Endonezya ile Malezya, Pasifik'te irili ufaklı takımadalardan oluşan ihtilaflı Borneo Adası açıklarında petrol arama çalışması yüzünden 2005'te çatışmanın eşiğine geldi. Adada önce Endonezya ardından da Malezya'nın petrol araştırmaları için düğmeye basması küllenmiş ateşi yeniden alevlendirdi. Cakarta yönetiminin bölgeye savaş gemisi ve uçaklar konuşlandırmasına Kuala Lumpur yönetimi de aynı şekilde karşılık verdi. Ülke liderleri diplomatik yollarla sorunu çözeceklerini vaat etti. İki ülke etnik ve dini bağlarla birbirine bağlı olsa da irili ufaklı pek çok adacık yüzünden sürekli gerilim yaşıyor. Borneo'daki sınır anlaşmazlıkları yüzünden 1963 yılında savaşa tutuşmuştu. Endonezya, 2002'de Uluslararası Adalet Divanı (UAD) kararıyla Ligitan ve Sipadan adalarını Malezya'ya kaptırmıştı.

Öte yandan, UAD, çeşitli dönemlerde Belçika-Hollanda, Nikaragua-Honduras, Libya-Çad, Japonya-Rusya, Danimarka-Norveç, Eritre-Yemen, Katar-Bahreyn, Libya-Malta, Romanya-Ukrayna, Makedonya-Yunanistan ve daha birçok iki ülke arasındaki ada anlaşmazlıklarını verdiği kararlarla çözüme kavuşturdu.

www.DenizHaber.Com.tr

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim