• BIST 92.306
  • Altın 210,723
  • Dolar 5,3459
  • Euro 6,1013
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 20 °C
  • Antalya 18 °C
  • Muğla 15 °C
  • Çanakkale 16 °C

STÖ'ler Denizlerden Dışlanıyor

STÖ'ler  Denizlerden Dışlanıyor
Denizdeki çok başlılık ortadan kalkıyor. Koordinatörlük Çevre ve Orman, Müdahale Denizcilik Müsteşarlığı, Asayiş Sahil Güvenlik Komutanlığına bırakılıyor.
Sivil toplum denizlerden dışlanıyor TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi beklenen kanun tasarısı, deniz kazalarına acil müdahale esaslarını belirliyor. Kaza sonrasında ise çevre kirliliğinin önlenmesi ve zararların tazminini hükme bağlıyor. Tasarıda kazalarla ilgili yetkisi bulunan 17 ayrı devlet kurumu 3’e indiriliyor. Çevre ve Orman Bakanlığı koordinatör olurken, Denizcilik Müsteşarlığı’na müdahale, Sahil Güvenlik Komutanlığı’na da asayiş sorumluluğu bırakılıyor. AB kriterleri yerine getirilmeye çalışılırken denizlerdeki denetim yetkisinin askerî bir kuruma devredil-mesi tartışmaya sebep oluyor. Tasarıda, kaza sonrası çevre kirliliğine müdahale ederek masrafı sigorta şirketi ve ilgili devletten tahsil eden özel sektör şirketlerine de kısıtlama getiriliyor. Doğrudan tazminat talep etme yetkisi Denizcilik Müsteşarlığı’na bırakılıyor. Sivil toplum kuruluşları tasarıyla Türk karasularına ve limanlarına girecek gemilere yaş sınırı getirilmemesini eleştiriyor. Denizlerle ilgili gönüllü dernekler ve meslek kuruluşlarına yer verilmemesi önemli bir eksiklik olarak nitelendiriliyor. Deniz kazaları en çok İstanbul için risk oluşturuyor. Bu yıl yaklaşık 53 bin geminin geçtiği Boğaz'dan 144 milyon ton petrol ve türevi taşındı. 2003'te ise bu rakamlar 46 bin 939 gemi ve 135 milyon tondu. Her gün yaklaşık 145 geminin geçtiği Boğaz’da her yıl ortalama 8 gemi kazası meydana geliyor. Tehlikenin boyutlarına rağmen muhtemel bir kazaya müdahaleyi gerçekleştirmek için düzenlenecek bir kanun 13 yıldır gündemde olmasına rağmen bir türlü çıkarılamadı. "Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesinde Acil Durumlarda Müdahale ve Zararların Tazmini Esaslarına Dair Kanun Tasarısı" Meclis'e sevk edildi. Çevre Komisyonu'nda görüşülen tasarı önümüzdeki günlerde Genel Kurul’a inecek. Denizcilik Müsteşarı İsmet Yılmaz, kanun ile deniz kirliliğinin önleneceğini, kirliliğe sebep olanların cezasız kalmayacağını belirtiyor. Başta Meclis Çevre Komisyonu'nda tasarının hazırlanmasında görev alan milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşları hazırlanan tasarıyı yeterli bulmuyor. Tasarıya şerh koyan komisyon üyesi CHP Aydın Milletvekili Mehmet Boztaş, "Önemli bir kanunun alelacele çıkartılmasını uygun bulmuyorum." diyor. Boztaş'a göre kanun STK'larla işbirliği yapılarak hazırlanmalı. "Kanun kirlenmeyi önlemek için değil, kirlenmeden sonra yapılacak müdahaleleri içeriyor." eleştirisinde bulunan Boztaş, "Tasarının bu haliyle çıkması Mersin Limanı’nda batan Ulla gemisi benzeri olaylara bir tedbir getirmiyor. Biz testi kırılmadan önce tedbir alınmasını istiyoruz." açıklamasını yapıyor. CHP Edirne Milletvekili Rasim Çakır da, gemilere belirli bir yaş sınırlaması getirilmesi gerektiğini savunuyor. Çakır; "Bizim yaşlı gemilerimiz uluslararası sulara gidemiyor. Öyle ilginç şeylerle karşılaşıyoruz ki mesela geminin yaşı yüksek, adam geliyor Türkiye'nin karasularına gemisini kasıtlı olarak batırıyor. Ondan sonra da gidip sigortadan parasını alıyor." şeklinde konuşuyor. Görüşleri alınmayan STK'lar ise Meclis’e sevk edilen tasarının tekrar ele alınıp eksikliklerin giderilmesini istiyor. Doğa Savaşçıları Çevre Örgütü Başkanı Zafer Murat Çetintaş, tasarıda kolluk görevinin deniz polisi ve yerel yönetimlere bırakılmasından yana. Çetintaş, "AB sürecinde hızla sivilleşen ülkemizde kolluk görevinin Sahil Güvenlik Komutanlığı'na değil deniz polisi ve yerel yönetimlere bırakılması gerekirdi." diye konuşuyor. Kısıtlı imkanlarla hizmet veren İstanbul Deniz Polisi de Boğaz ve denizde güvenliğin kendilerine devredilmesinden yana. Yetişmiş eleman bakımından hiçbir sıkıntılarının olmadığını dile getiren bir yetkili, "Sahil Güvenlik Komutanlığı'na verilen tekneler gibi beş tekne bize verilirse Boğaz’daki güvenliği çok rahat sağlarız." diyor. Deniz kazalarına müdahale ederek çevrenin temizliği için yaptığı masrafları, sigorta şirketi ve bayrak ülkesinden tahsil eden Meke Deniz Temizliği Şirketi'nin sahibi Mehmet Kemerli, tasarının kanunlaşması halinde devletin eline bakacaklarını ifade etti. Geçtiğimiz kış İstanbul Boğazı’nda karaya vuran Svyatov Panteleymon'a müdahale ederek çevre temizliği için 490 bin dolar harcadıklarını ifade eden Kemerli, devletin masrafı Gürcistan’dan tahsil edemediğini, bundan sonra yurtdışında hizmet vereceklerini ifade etti. Çevre Komisyonu Başkanı Malatya Milletvekili Münir Erkal ise eleştirileri yersiz buluyor. Kazalara müdahale etmek için 17 ayrı kurumun üçe indirilmesini önemli bir gelişme olarak yorumluyor. Erkal, “Bürokrasiyi azalttık, müdahaleyi hızlandırdık. Sigortacılık kavramını güçlendirdik.” diyor. Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, tasarının sadece kirlilik için değil kirlenmeden önceye de çözüm getirdiğini dile getiriyor. Öztürk, güvenliğin Sahil Güvenlik Komutanlığı'na verilmesinin bir mahzuru olmadığını ifade ediyor.
Kaynak:Zaman Gazetesi
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim