• BIST 95.057
  • Altın 192,277
  • Dolar 4,7244
  • Euro 5,4834
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 23 °C
  • Antalya 24 °C
  • Muğla 18 °C
  • Çanakkale 20 °C

Suat Hayri Aka DTO toplantısına katıldı

Suat Hayri Aka DTO toplantısına katıldı
Deniz Ticaret Odası Meslek Komiteleri Toplantısına katılan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Suat Hayri Aka, Bakanlığın sektöre yönelik çalışmaları hakkında, DTO üyelerini bilgilendirdi.
İMEAK DTO MESLEK KOMİTE TOPLANTISI YAPILDI
 
İMEAK Deniz Ticaret Odası Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı, Bağdat Caddesi'nde bulunan Büyük Kulüp Salonu'nda gerçekleşti.
 
Toplantıya Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Suat Hayri Aka, Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürü Cemalettin Şevli, Kıyı Yapıları ve Tersaneler Genel Müdürü Hızır Reis Deniz, Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılığı Düzenleme Genel Müdürü Mehdi Gönülalçak, İstanbul Liman Başkanı Hüseyin Gani Aygün ile çok sayıda bürokrat ve meclis üyeleri katıldı.
 
Meslek komiteleri temsilcilerinin ÖTV’siz yakıttan, hurda teşviğine sektörün sorunlarını aktardığı toplantıda, Suat Hayri Aka, Bakanlığın bu konularda attığı ve atacağı adımları anlattı.
 
ÖTV’siz yakıtta "kartlı" dönem
 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Suat Hayri Aka, ÖTV’siz yakıt konusunda Bakanlığın yeni bir uygulamaya gideceğini belirterek “Toplantıda ÖTV’siz yakıt üzerinde çok fazla duruldu. Denizcilik sektörüne tarihi boyunca verilmiş en büyük destek ÖTV’siz yakıttır. Tam 2.9 milyon ton yakıt ÖTV’siz kullanılmıştır. Bakanımızın bu sektöre verdiği önemin en büyük göstergesi de budur. Hatta Bakan Bey siyasi kariyerini bile riske ederek denizcilik sektörünün yanında olmuştur.” Diyen Suat Hayri Aka, şöyle devam etti: “Hala ÖTV’siz yakıt uygulamasının bitirilmesi için bir çok girişimde bulunuluyor. Ama Bakanlığımız direniyor. Yakıt kaçakçılığı ile de ÖTV’siz yakıt konusu ilişkilendiriliyor. Bu nedenle yeni bir uygulamaya geçiyoruz. ÖTV’siz yakıt tüketimini GPS ile otomatik olarak takip edeceğiz. Gemi nereden yakıt almış ne kadar kullanmış  hepsi kayıt altına alınacak. Böylelikle aldığı yakıtı tüketmeden tekrar yakıt almak gibi bir durumla karşılaşılamayacak” dedi. Aka, önümüzdeki günlerde ÖTV’siz yakıt defterlerinin Bakanlık tarafından toplatılıp yerlerine yakıt kartlarının iade edileceğini ifade etti.
 
“Hurda teşviki için fon gerekiyor”
 
Hurda Teşviki konusunda Denizcilik sektöründen gelen talebin haklı bir talep olduğunu dile getiren Bakanlık Müsteşarı Hayri Aka, ancak bu konunun kara araçlarındaki uygulama kadar kolay olmadığının altını çizerek şöyle devam etti : “Diğer sektörlerdeki uygulamalar aynı şekilde Denizciliğe uyarlanamaz. Kara ulaşımında yüz bin tane aracın vergileri silindi ve trafikten çekildi. Ama bu uygulama Karacıların kendi oluşturdukları fondan yapıldı. Harç, belge, eğitim, SRC paraları gibi çok çeşitli belge ve sertifikasyon karşılığı alınan paralar, sektöre teşvik ile yeniden iade edilmiş oldu. Ayrıca kara ulaşımında nakliyeciler aleyhine bir yüke dört araçlık bir dengesizlik vardı. Bu durumun da önüne geçmek adına böyle bir uygulamaya gidildi. Kosterde de böyle bir uygulama yapılamaz mı? Elbette yapılır. Ama bu sadece bizim Bakanlığımızı değil bir çok kurumu ilgilendiren bir konu. Bu yüzden konuyu her zaman gündemde tutuyoruz fakat diğer taraftan detaylıca üzerinde çalışmamız lazım” şeklinde konuştu.
 
“300 milyonluk vergi ödüyoruz”
 
İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan’ın koster yenileme konusunda “Bizim de devlete verdiğimiz fon var. Her sene 250-300 milyon TL’lik vergi ödüyoruz. Üstelik sera gazında eski gemilerin sorunu var. Ayrıca arz fazlamız var. Bir senelik vergimiz fon olarak görünse bu uygulama hayata geçirilemez mi?” sorusuna ise Suat Hayri Aka “Karacılarda kontrol bizdeydi. Maliye tarafından gerçekleştirilemeyen işlerde bu fonlar devreye giriyor. Havacılıkta da yine bir fon oluşturulmuş durumda. İsterseniz sizin içinde böyle bir fon oluşturalım. Kosterlere hurda teşvikine karşı değiliz. Ama bunun denizcilik sektöründe uygulanması daha zor.” cevabını verdi. 
 
“Sertifikalandırmaya geçmeliyiz”
 
Müsteşar Yardımcısı Aka, kara ulaşımı ve havacılıkta uygulanan mesleki yeterlilik standartları ve sertifikalandırma konusunda da denizciliğin yeni adımlar atması gerektiğini söyledi. Böylelikle bir çok sorunun kendiliğinden aşılacağını dile getiren Suat Hayri Aka şunları söyledi: “Denizcilikte en önemli sorun mesleki kriterlerin belirlenmemiş olması. Bu yüzden acilen sertifikalandırma çalışmalarına başladık. Örneğin kara ulaşımında bir şoförün ehliyet dışında Ulaştırma Bakanlığı’ndan aldığı SRC belgesi var. Yine Havacılığın tüm katmanlarında da mesleki yeterlilikleri belirlenmiş durumda. THY Genel Müdürü Temel Kotil Bey’in bile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden aldığı belge var. Denizcilik sektörü elbette tabiatı gereği biraz serbesti bir sektör ama bu konuda adımları atmamız lazım. Bir iki yıl boyunca ufak tefek sorunlar yaşayacağız ama sonrasında problemlerin üstesinden daha kolay bir şekilde geleceğiz” 
 
“SSK vergisi çok yüksek”
 
Türk Bayraklı gemilerde SSK kesintisinin yüzde 15’lere inmesi ile ilgili bir taleple ilgili ise Aka “Bu talep haklı bile olsa bana çok tuhaf geldi. Evet yabancı gemiler SSK ödemiyor ama bunun dışında bir sürü vergi ödüyor. Bizim sektörümüz ise sadece SSK ödüyor. Bunun dışında damga, KDV gibi vergileri ödemiyor. Bu sizin için büyük bir avantaj. Ayrıca SSK primleriniz yüksek ama bu Türkiye genelinde yaşanan bir sorun. Konu bizimle ilgili değil. Sektör olarak bu konuda avantajlarınız var.” Diye konuştu. Aka, Meclis üyelerinin zabitlerin çoğu zaman denizde olduğu için sağlık problemlerini yurt dışında hallettiğini ama SSK vergisinin yüksek olduğu hatırlatması ile ilgili ise “Bu konunun üzerinde duracağız” değerlendirmesinde bulundu.” 
 
 
“Liman yapılaşmaları çarpık”
 
İMEAK DTO Meclis Üyesi Altan Köseoğlu’nun liman yapılaşmaları ile ilgili değerlendirmelerini de dinleyen Müsteşar Yardımcısı Hayri Aka sonrasında “Bir iş adamı ne zaman gelip bize derdini anlatamadı? Liman işletmeciliğinin belli sorunları var. Bir çarpık yapılaşma durumu mevcut. Dünyanın belki de en kötü yapılaşmalarından biri Türkiye limanlarında. Biz bu konuda adım attık. Ve dur dedik. Çok bilinçli imar yapılarımız var. Ayrıca liman özel sektör liman yapamaz diye bir şey yok. Biz her istediği yere yapamaz diyoruz. Son dönemin en popüler yatırımlarından biri de denize 1 metre cephe önüne de bir iskele yaparak liman işletmek oldu. Ama biz herkese bu konuda müsaade edemeyiz” cevabını verdi.
 
“DLH limanları bom boş”
 
Aka, yine DLH’nın kullanılabilir boş limanları bulunduğu ile ilgili bir değerlendirmeyi ise “DLH’nın yeri bom boş. Ben buraya gelirken de dikkat ettim. Ama bunun sebebi Bakanlığa ait kırkın üzerinde geminin sizlere hizmet vermek için çalışıyor olması. 300 küsür balıkçı barınağı var. Bunların taramalarını yapıyoruz. Giriş çıkış kanalları su yollarını sembolik ücretlerle tarıyoruz. Başka bir kurum da yok bu hizmeti verecek.  Yine deniz güvenlik ve emniyeti, eğitimi konusunda projelerimizi bu limanlarda hayata geçireceğiz. Buraları sizinle paylaşamayız. Fakat biz size yer bulmak zorunda olmasak da sizin bulduğunuz yeri size tahsis etmek zorundayız. Hazine yeri olmak kaydıyla bir yer bulun mümkünse İstanbul dışında olsun. Biz de burayı size tahsis edelim. Hem kentin silüeti bozulmasın hem de sizin bu probleminiz çözülsün. Bunun dışında acil durumlarda Liman Başkanlıklarımız size yardımcı olmak zorunda. Bir kaç günlük geçici taleplerinizi Kumkapı, Zeytinburnu Tuzla gibi limanlarımızda karşılayabiliriz” şeklinde cevapladı.
 
Suat Hayri Aka, Başaran Bayrak’ın işgücü kaybı yaşandığı değerlendirmesi hakkında ise “Bu konuda ne yazık ki kötü bir imajımız var. Özellikle tersane ölümleri sonrasında. Ayrıca kriz yaşayan her sektör iş gücünden kaybeder. Ayrıca bu konuda Çalışma ve Güvenlik Bakanlığı’nın çalışmaları var.” ifadelerini kullandı.
 
aka1.jpg
 
aka2.jpg
 
aka3.jpg
 
aka4.jpg
 
aka5.jpg
 
aka6.jpg
 
aka7.jpg
 
aka8.jpg
 
 
aka9.jpg
 
aka10.jpg
 
aka12.jpg
 
aka13.jpg
 
aka15.jpg
 
aka16.jpg
 
aka17.jpg
 
aka18.jpg
 
aka19.jpg
 
aka20.jpg
 
aka21.jpg
 
aka22.jpg
 
aka24.jpg
 
aka25.jpg
 
aka26.jpg
 
aka27.jpg
 
aka28.jpg
 
aka29.jpg
 
aka30.jpg
 
aka32.jpg
 
Haber ve Fotoğraflar: Cevat ZORBA - Deniz Haber Ajansı
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Denizcilikten gelen Araştırmacılar
23 Temmuz 2013 Salı 03:38
Ulaştırma Bölge Md.lerine görevlendirilen Denizciler
Liman Başkanı veya Bölge Md. Yrd. iken 655 sayılı KHK ile Araştırmacı yapılan personelin bir kısmına idari görev verilmedi. Liman Başkanlığı da verilmedi. Bir çoğu Denizcilikten Ulaştırma Bölge Md. lerine süresiz görevlendirildi. İdare istediği personelle çalışması tercih meselesidir.Herkes saygı duymalı. Ama Araştırmacı olan bu personeller arasında, Mesleği denizcilik olan, denizcilikle ilgili üniversitelerden mezun olan hatta özel yönetmeliğe tabi Kariyer Uzmanlık sınıfından Denizcilik Uzmanlık tezi vererek Denizcilik Uzmanlığı kazanılmış hakkı olan personeller var. GSK Uzmanlığı yapmış Gemi inşacı, Kaptan, Makineci vs. olan personeller var. Bu personellerin bir çoğunun mesleği Denizci olduğu halde Türkiyenin çeşitli illerindeki Ulaştırma Bölge Müdürlüklerine süresiz görevlendirildi. Bunlardan bazılarının görevlendirmeleri iptal edilerek geri çekildi veya yarıda kesildi. Bazılarıda halen oralarda süresiz görevli. Bu personellerin kamu yararı için en azından kazanılmış müktesep hakkı olan asli kadrolarına atanmaları gerekmez mi? Bu personellerin bu kuruma hiç mi faydaları olmadı? Bu personele kendi kurumu sahip çıkması gerekmez mi? Daha önce kazanılmış müktesep hakları var. Araştırmacı kadrosunda tutmak hem kuruma hemde kendilerine hem devletimize kaynak ve uzman personel israfı değil mi? Personeli kendi sınıfının dışında çalıştırmak, eş durumu mazereti olduğu halde süresiz görevlendirmek ne kadar hukuka uygun? Herkesin bir ailesi ve çoluk çocuğu var. çocuğunun eğitimi vs.si var. Maduriyet beraber yaşanıyor. Araştırmacı yapılan bu personellerin halihazırda maaşları dondurulmuş olduğu için yılda iki kez verilen %4 memur zammından da yararlanmıyorlar. Daha önce görev yaptıkları Kariyer uzmanlık kadrolarından 1200-1500 TL daha düşük maaş alıyorlar. Bu fark her geçen gün artıyor. Üstelik 3600 Ek gösterge kayıpları da cabası. Oysa bir çok Bakanlık kendi Araştırmacısını asli kadrosu olan Mühendislik, uzmanlık vb. Şb Md. vb. kadrolara atayarak KHK lardan kaynaklı mağduriyetlerini önlediğini biliyoruz. Bu personeller, 655 sayılı KHK yayımlanalı Kasım ayında 3 yıl olacak hala özlük haklarındaki kayıp ve süresiz görevlendirmelerden dolayı mağduriyet yaşıyorlar. Biz derdimizi kime anlatacağız. Allah ne eylerse güzel eyler. Selamlar..
188.56.105.18
Halimiz harap
21 Temmuz 2013 Pazar 16:00
Derdimiz var
Sn mustesarım bu bahsettiğiniz calışmaları kim ile yapacaksınız merak ediyorum terk ettiğiniz ne hâli varsa görsun dediğiniz gsu lar yada onlarla aynı kaderi paylaşan liman başkanları ile yapacaksanız onların bunları düşünecek hâli yok
188.56.169.159
belli zaten
21 Temmuz 2013 Pazar 04:17
tasradaki den.uzmani kardeşim
Evet tasrada ki denizcilik uzmanı kardeşim personelin özlük haklarını düzeltme dertleri olsaydı şimdiye kadar önce sizinle ilgili haksızlığı ortadan kaldırmaları gerekirdi. Dert yok ki çözüm arasınlar. Umurlarında olmadığımıza inanmamak için kusura bakmayın da safderun olmak gerekir. Allah büyük ama Allah büyük.. Bakalım mevla neyler.
5.47.10.121
tasra
20 Temmuz 2013 Cumartesi 23:19
unutulduk
Müsteşar ile müdürleri calisiyor ama kendilerine biz tasrada onlarin takim elbise parasina çalışıyoruz umurlarinda degil denizcilik uzmanlarini limanlarda unuttunuz...gsu kardeslerim kalbim sizinle ama benim iyi niyetim bir ise yaramıyor
188.57.125.130
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim