• BIST 97.988
  • Altın 242,195
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 18 °C
  • Antalya 22 °C
  • Muğla 16 °C
  • Çanakkale 18 °C

"Büyük bir deniz kazası ya da felakete çeyrek var!"

İSMAİL HAKKI ATASEVEN

Deniz kazasından  kurtulan yolculardan birinin ‘ Dante’nin tasvir ettiği gibi cehenneme şahitlik ettik ve cehennemden bir kesiti gördük’ (1) şeklinde ifade ettiği NORMAN ATLANTIC feribot kazası büyük bir deniz faciası mıdır?  Büyük bir deniz kazası mıdır? Yoksa meydana gelmesi ihtimaller dahilinde olan küçük çaplı bir deniz kazası mıdır?  Her nekadar bazı ulusal ve uluslararası haber ajansları bu olayı bir deniz faciası (maritime catastrophe) olarak tanımlasa da herhalde bu sorunun cevabı yazımızın da  başlığı olan büyük bir deniz kazası yada felakete/faciaya çeyrek var olmalıdır.

2014 yılının en önemli deniz kazalarından biri olmaya aday NORMAN ATLANTIC feribot kazası  takvimler senenin son ayının son günlerinden 28 Aralık tarihini gösterirken meydana geldi. Denizcilik kaynaklarından alınan bilgilere göre(2) Yunanistan’ın Patras  Limanı’ndan İtalya’nın Ancona Limanı’na seyir halinde olan İtalyan bayraklı feribot 186 mt boy, 26 mt en, 26904 GT ve  6 mt drafta sahiptir ve 2009 yılında İtalya’da inşaa edilmiştir.  

Çelişkili bilgiler olmakla beraber feribotta yolcu ve müretebat olmak üzere 478 kişi bulunmaktadır. Yunanistan Denizcilik Bakanı ve İtalyan Ulaştırma Bakanı feribottaki personel listelerinin çelişkilerle dolu olduğunu ve mükerrerlikler bulunduğunu , listelerin güvenilirliğinin zayıf olduğunu bu itibarla kayıp sayısının tam olarak bilinmediğini ancak yaklaşık 40 kayıp olduğunu ifade etmişlerdir. Bazı basın yayın organlarında  ise feribotta düzensiz (irregular) göçmenler olduğu yönünde haberler yer almaktadır. Bir diğer gazete(3) haberine göre gemide 499 kişi bulunmakta olup bunlardan 390’ı kurtarılmış, 11 i ölü olarak sahile getirilmiş ve yaklışık 100 kişi de kayıp bulunmaktadır. Feribotun yedeklenmesi çalışmaları sırasında 2 Arnavut gemicininde hayatını kaybettiği haberleri Arnavut basınında yer almıştır.  Kurtarılanlar arasında 2’si Afgan 1’i Suriye uyruklu 3 düzensiz göçmende  bulunmaktadır ve feribotta başka  göçmenler bulunabileceği tahmin edilmektedir. Kayıp ve ölü personel sayısının feribotun limana çekilmesini müteakip yapılacak detaylı gemi içi araştırması  ve kaza incelemelerinden sonra dahada artabileceği değerlendirilmektedir.

Henüz nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte yangının feribotun araç güvertesinden çıktığı tahmin edilmektedir ve hatta bir iddiaya göre gemideki kaçak yolcuların ısınmak için yaktığı ateşten çıkmıştırki  bu yangın trajik olayların başlamasına,  kaza saatindeki ağır hava ve deniz şartları ise arama kurtarma faaliyetlerinin büyük zorluklarla yürütülmesine sebeb olmuştur. Deniz Haber Ajansının haberine(4) göre kaza sırasında feribotta 50 den fazla Türk yolcu bulunmaktadır ve bunların 4’ü kayıptır.

            Bu deniz kazasını; Ana öznesi deniz arama kurtarma faaliyetlerinin yürütülmesi olmak üzere yangın söndürme, gemiyi terk, basın halkla ilişkiler faaliyetlerinin yürütülmesi açısından değerlendirmeye tabi tutmalıyız ki benzer bir kaza- olayın Türk Deniz Arama Kurtarma(AK) Sahasında yaşanması durumunda AK sistemimizin bu tür büyük çaplı bir AK faaliyetinin yürütülmesine cevap verip vermeyeceğine, AK imkan ve kabiliyetlerimizin nasıl seferber edilebileceğine, nasıl koordine edileceğine  ışık tutabilsin.

            Aşağıdaki resime benzer bir sahne veya büyük çaplı bir deniz kazası ve buna bağlı büyük çaplı deniz arama kurtarma faaliyeti Türk İç Sularında, Türk AK Sahasında veya Türk Deniz Yetki Alanlarında meydana gelebilir mi? Sorusuna şüphesizki evet bu mümkündür şeklinde cevap vermek gerekir. Ancak burada bu soru/cevaptan daha ziyade önemli olan bu tür kazaların meydana gelmemesi için gerekli teknik , eğitim, personel, idari v.b tedbirlerin alınması ve bir kaza  meydana gelmesi halinde ise deniz AK faliyetlerinin en etkin şekilde nasıl yürütüleceğine ilişkin gerekli hazırlığın yapılmasıdır. 

norman_atlantic-001.jpg

Kazanın Adriyatik denizinin en dar yerinde, sahile yakın bir sahada ve deniz trafik hatları üzerinde meydana gelmesi AK faaliyetlerini yürüten suüstü ve hava vasıtaları ile civardaki ticaret gemilerinin olay yerine kısa sürede intikalini sağlamış, sahile gidiş gelişleri ile AK ve tahliye faaliyetlerinin yürütülmesini kolaylaştırmıştır. Kaza bölgesindeki ağır hava ve deniz şartları ise AK ve tahliye faaliyetlerini zorlaştırmıştır.

 Kaza, ilan edilmemiş Arnavutluk  AK sahasında meydana gelmekle beraber esas koordinasyon ve AK faaliyetleri büyük oranda İtalyan makamları ve AK Sistemi (Sahil Güvenliği) tarafından yürütülmüş kısmen de Yunanistan ve Arnavutluk makamları ve AK Sistemi tarafıdan desteklenmiştir. AK faaliyetleri,  yeterli sayıda deniz ve hava AK biriminin tahsisi ve olay yerine sevkiyle  yürütülmüş ve özellikle yoğun helikopter desteği ile daha büyük kayıplar yaşanmadan ve olay tam bir faciaya dönüşmeden tahliye faaliyetleri tamamlanabilmiştir.

Şayet bu olay açık denizde meydana gelmiş  olsaydı,  gemi kıyı AK faaliyetleri bukadar kısa sürede yapılamazdı  ve helikopter sortilerinin bu kadar yoğun olarak tahsisi  mümkün olmazdı. Böyle bir  durumda  ise şüphesiz ki çok daha büyük kayıpların meydana gelebileceğini dikkate almak gerekir. Açık denizdeki olaylar için, helikopter harekatı yürütebilen gemileriden AK harekatının yürütülmesi, desteklenmesi ve koordinasyonu öneme haizdir. Bu itibarla bu tür gemilere iniş kalkış, yakıt ikmali, gemide kazazadelere tibbi müdahale , kazazedelerin gemiden tahliyesi eğitim ve üsülleri büyük önem ve önceliğe sahiptir.  Bu itibarla sadece Sahil Güvenlik K.lığı helikopterleri değil fakat bu tür AK harekatlarına iştirak edebilecek başta TSK olmak üzere  diğer kamu kurumu helikopterlerinin de butür eğitim ve tatbikatları planlanmalı ve icra edilmelidir.

Gemide yangın nasıl meydana gelmiştir? Basına yapılan açıklamalar, yolcular ile yapılan mülakatlardan bu konuda kesin bir yargıya varmak mümkün olmamakla birlikte bazı basın yayın organlarında yangının araç güvertesinde çıktığı yönünde haberler yer almış, hatta bir iddiaya göre gemideki kaçak yolcuların ısınmak için yaktığı ateşten çıkmıştır.  Ancak yangın alarm sisteminin çalışmaması veya çalıştırılmaması, yaşam mahallerine ve kamaralara dolan dumanın tahliye edilememesi, herşeyden önce yangına gemi mürettebatı tarafından müdahale edilerek yangının kontrol altına alınamaması, yangın eğitim ve müdahale üsüllerinde eksikliklerin olabileceğini akla getirmektedir.’ Denizde seyir halindeki bir  gemi için en önemli ilk üç risk nedir? sorusuna verilebilecek cevap hiç şüphesiz ki çarpışma, karaya oturma/su alma  ve yangın olacaktır’. Bu itibarla bir geminin seyir emniyeti ve bekasının idamesi için mürettebatın yangınla mücadele usul ve eğitimlerine vakıf olması, eğitim standart ve seviyesinin yüksek ve belli periyotlarla tekrar ediliyor olması hayati önemdedir.

Gemideki Türk yolculardan biri ile yapılan mülakatta 5 adet filikanın yolcular tarafından kesilerek denize atıldığı, sadece iki adet filikaya yolcu bindiği, başka bir haber ajansında ise filikaların çalışmadığı sadece birinin çalıştırılabildiği ifadelerinden gemiyi terk işlemlerinin bir düzen içinde yapılamadığı, gemi mürettebatının gemiyi terk faaliyetlerini yeterli şekilde yürütemediği anlaşılmaktadır. Bu olay bir kez daha göstermiş ve teyit etmiştir ki gemiyi terk eğitim ve usüllerinin üzerinde ciddiyetle durulması  gerekliliği tartışma götürmez bir gerçek ve bir zarurettir.

Kaderin garip bir cilvesi midir yoksa bir tesadüfmüdür bilinmez ama  IMO’nun 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren yürürlüğe soktuğu ‘Cruise gemileri yolcu eğitim gereklilikleri kapsamında gemiyi terk rolesi eğitimleri, kurtarma eğitimleri ve kapalı mahallere acil giriş eğitimleri’  tamda konumuza ışık tutucu mahiyettedir. İtalyan bayraklı cruise gemisi Costa Concordia’nın  2012 yılında İtalya batı sahillerinde karaya oturması sonucu meydana gelen felaketten alınan dersler ışığında belirlenen konulara ilişkin yapılan çalışmalar sonucu alınan  kararlar ilgili IMO komitelerince SOLAS III/19’a dahil edilmiştir.

NORMAN ATLANTIC feribot kazası gerek iç gerekse dış basında büyük oranda yer almış ve almaya devam etmektedir. İtalya Başbakanı ve Ulaştırma Bakanı, İtalyan Sahil Güvenliği, diğer Denizcilk Otoriteleri ve Adalet Bakanlığı ilgilileri , Yunanistan Denizcilik Bakanı ve ilgili Yunan Otoriteleri konuya ilişkin çeşitli açıklamalar yaparak basın faaliyetlerini yeterli oranda yürütmüşlerdir. Esasen konuya ilişkin sağlıklı bilgilerin kamuoyuna verilmesi açısından basın açıklamalarının bakan ve daha üst seviyedeki açıklamalar hariç olmak üzere ilgli Arama Kurtarma Merkezi Üst Yöneticisi tarafından yapılmasında fayda mütaala edilmektedir.

 Meydana gelen kazalar sonrasında denizcilik idareleri tarafından hazırlanarak kamuoyu ile paylaşılan kaza inceleme raporları, kazanın nedenleri ve meydana geliş koşulları ile ilgili son derece önemli tespitleri içermektedir.  Bu bağlamda söz konusu raporların, tüm denizcilik idareleri, sektör yetkilileri ve arama kurtarma birimleri tarafından detaylı olarak incelenmesi, benzer kazaların önlenmesine veya olası kazalara müdahale faaliyetlerinin etkinliğine sağlayacağı katkılar bakımından önem arz etmektedir.

Sonuç olarak diyebiliriz NORMAN ATLANTIC olayı hiç şüphesiz büyük bir deniz kazasıdır ve kazanın sahile yakın olmasınında katkısıyla yeterli seviyede yürütülebilen AK faaliyetleri sayesinde daha büyük bir deniz faciasının kenarından dönülmüştür. Basın yayın organlarında yer alan haberler ve kurtarılan kazazedelerle yapılan mülakatlardan feribotta bulunan yolcu kayıtlarının tutulmasında, yangının çıkışı, yangınla mücadele ve gemiyi terk üsüllerinde ciddi eksiklerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu eksikliklere ilişkin IMO’nun yeterli sayıda ve içerikte kural,eğitim ve mevzuatı bulunmaktadır. Bu eğitim ve mevzuatın uygulanmasının ne kadar hayati olduğunu bu olay birkez daha teyit etmiştir. Türk Deniz Arama Kurtarma Sahasında meydana gelebilecek bu tür büyük kazalarda Türk AK Sisteminin etkin şekilde işletilmesi ve geniş çaplı AK imkan ve kabiliyetlerinin koordine edilebilmesi için büyük çaplı AK tatbikat ve eğitimlerinin düzenlenmesi önemli bir ihtiyaç olarak ortada durmaktadır.

Tüm okurlara, denizcilerimize ve denizcilik sektör ve camiasına kazasız ve başarılı bir yıl dilerim.

(1) www.bbc.com/news/world europe-30629472

(2) www.marine traffic.com

(3 )www.telegraph.co.uk-By Nick Squires,Rome

(4) www.denizhaber.com.tr

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim