• BIST 96.604
  • Altın 242,057
  • Dolar 6,2685
  • Euro 7,3236
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 20 °C
  • Antalya 24 °C
  • Muğla 19 °C
  • Çanakkale 17 °C

DTO seçimleri ve Gülen cemaati

JURNAL

KILIÇLAR KININDAN ÇIKTI

Kılıçlar kınından çıktı, renkler ve taraflar belli olmaya başladı. Kelle düşmeden, kılıçlar kınına girmeyecek gibi görünüyor.

İMEAK Deniz Ticaret Odası seçimleri ile ilgili analiz yazıları, sektörde ciddi bir şekilde karşılığını buldu. Bu köşeden okuyucularımızın beklentileri noktasında objektif olarak sektördeki gelişmeleri aktararak, bilgilendirmeye devam edeceğiz. Söylenilmeyeni, söyleyen; konuşulmayanı, konuşan; bir yayın kuruluşu olarak, görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz.

Metin Kalkavan’ın İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanlığına adaylığını açıklaması ile birlikte, önceden adaylığını açıklayan ve birlik mesajları vererek sektörde ciddi bir yol alan Salih Zeki Çakır, Kalkavan’ın sahne almasıyla beraber, bir anda mesajlarını sertleştirmeye başlamıştı. Bunun nedenlerini analiz ederken, ilginç gelişmeler oldu.

Salih Zeki Çakır’ın, Metin Kalkavan hakkında, ufuksuz ve vizyonsuz ithamları, sektör mensupları tarafından pek hoş karşılanmazken, suçlamalarına “Tuzak Kurma Algısı” ile devam etmesi, “Salih Zeki Çakır ve Taraftarları Gemileri Yakmışlar” düşüncesinin, bilinçaltına yerleşmesine neden oldu.

Seçimlerden sonra, İMEAK Deniz Ticaret Odası ve Türk Gemi İnşa Sanayicileri Birliği’nde derin kırılmaların olacağını ve seçimden sonra, İMEAK Deniz Sanayi Odası’nın gündeme gelmesinin, büyük olasılık olduğunu düşünenlerdenim. Bu konudaki bazı duyumlar tarafımıza yansıdı. Ancak netleştiremediğimizden dolayı kamuoyu ile paylaşamıyoruz. Konuyu dağıtmadan devam edelim.

GÜLEN CEMAATİ, SEKTÖRDE NE KADAR ETKİLİ?

Benimde pek hoşnut olmadığım bir söylem olan “Her Taşın Altından Çıkan Cemaat Olgusu” İMEAK Deniz Ticaret Odası seçimlerinde de yerini alacak gibi...

Salih Zeki Çakır'ın DTO Başkanlığına adaylığını açıklaması ile birlikte kadrosunu hiçbir şekilde, vitrine çıkarmadı. Bu süreci, Erkan Dereli destekli ODEK ve BADER merkezli isimler ile yürütürken, hiçbir ismi ise kamuoyuna deklare etmedi. Bu bir anlamda Salih Zeki Çakır’ın güçlü bir kadro ile sektörün karşısına çıkacağı beklentisinin, yükselmesine neden oldu.

Salih Zeki Çakır’ın uyguladığı bu strateji, Mevcut DTO Yönetimi Merkezli “Kadro Aşırma veya Sindirme” operasyonların da önünün kesilmesini sağladı. Çakır, bu strateji sayesinde, sektör ailelerinin “Babadan-Dededen Ahbaplık” hatırının kullanmasını ve gündeme getirilmesini engelledi. Mevcut DTO Yönetimi ve sektör ailelerinin, yeni nesil denizcilerin üzerinde etkili olması beklenen “Hatır Misyonu Söylemi” Salih Zeki Çakır’ın uyguladığı, başarılı bir taktik ile ortadan kalktı.

Gelelim Salih Zeki Çakır’ında Yönetim Kurulu Üyesi olduğu, ODEK Merkezli yapılanmaya…

Oruç Reis Denizciler Kulübü, Salih Zeki Çakır’a yakınlığı ile bilinen kadrolar tarafından kurulmuş bir sivil toplum örgütü. Bu örgütün çekirdek yapılanması, Fethullah Gülen cemaati merkezli isimlerden oluşuyor.

Bu isimlerden en önemlisi ve “Ağabeylik” misyonunu elinde tutan ise AK Parti İzmir Milletvekili İlhan İşbilen'dir. ODEK Yönetim Kurulu Üyesi olan ve denizcilik sektörünün de çok yakından tanıdığı İlhan İşbilen, Fethullah Gülen’in, bizzat milletvekili olması konusunda AK Parti Genel Merkezi’ne, referans olduğu tek isimdir.

Cemaatin yayın organları olan, Zaman Gazetesi ve Samanyolu Televizyonları’nda, bir dönem genel müdürlük görevlerinde bulunan, AK Parti İzmir Milletvekili İlhan İşbilen, Fethullah Gülen Cemaatinin en önemli kurumu olan Akyazılı Eğitim Vakfı’nda da üst düzey yöneticilik yaptı. İlhan İşbilen, Latif Erdoğan ile birlikte Fethullah Gülen Cemaatinin, en etkili iki isminden biridir. İlhan İşbilen'in Nur talebeleri arasındaki saygınlığı, Fethullah Gülen'e karşı sadakati ve üslendiği misyonudur. Bediüzzaman için Mehmet Fevzi (Feyzi) Efendi ne ise, Fethullah Gülen içinde İlhan İşbilen odur.

İlhan İşbilen’in, Salih Zeki Çakır’ı açıktan desteklemesi ve cemaatin aktif bir şekilde, İMEAK Deniz Ticaret Odası seçimlerinde yer almasını sağlaması, Metin Kalkavan’a karşı Salih Zeki Çakır’ın elini güçlendiriyor. Bu sayede İlhan İşbilen'in "Sessiz ve Derin Ağabey" misyonu, seçim döneminde önemli bir işlevi görecek.

Diğer taraftan, ODEK merkezli isimlerin, Salih Zeki Çakır’ın çekirdek kadrosu olarak, seçim döneminde, sektörün önüne çıkması, kimseyi şaşırtmamalı. Bununla beraber Salih Zeki Çakır’ın, hedefe ulaşmak için cemaatin derin yapılanmasını kullanması ve kendine angaje etmesi, bu süreçte en önemli kozu olacak. Çakır’ın bu nokta atışını, seçim arifesinde kullanacağını düşünmemize neden olan gelişmeler, yakın zamanda ortaya çıkacak.

(Bu konuda, bir not düşmemde yarar var. İMEAK DTO Başkan Adayı Salih Zeki Çakır ile röportaj yapan ve bizim haberlerimize atıfta bulunarak “Türk Cehennemi” söylemini dile getiren bir gazetecinin, bu yazıyı okumasını şiddetle tavsiye ediyor ve cehaletinden kurtulmasına katkı sağlayacağını ifade etmek istiyorum.)

BAKANLIK BÜROKRATLARI "TARAFSIZ" KALAMIYOR

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı üst düzey bürokratları, İMEAK Deniz Ticaret Odası seçim kulislerine aktif bir şekilde katılmaya başladı. Özellikle DTO Şubelerinin olduğu bölgelerdeki liman başkanları, “Kendilerine görev addettikleri” seçimlere, katkı sağlamak için mesailerini ve enerjilerini yoğun bir şekilde harcıyor. Tabi bu konuda amirlerinin söylemleri, bu mesai yoğunluğunun, net bir şekilde ortaya çıkmasına neden oluyor.

Bakanlık bürokratlarının tarafsız olamaması, “Taraf olmayan bertaraf olur” sözünü, kulaklarına küpe yaparak, tercihlerini “Bertaraf olmamak” noktasında kullanıyorlar. Bununla beraber, “Değişim olmazsa, Deniz Ticaret Odası Yönetimi Ankara’ya turistlik seyahat yapar” propagandası da, ikna rotasyonunda çok etkili bir söylem olarak önümüze çıkıyor.

YDO'LULAR SEÇİMİN KİLİDİ OLABİLECEKLER Mİ?

Salih Zeki Çakır’ın, Yüksek Denizcilik Okulu mezunu olması, sektördeki YDO mezunu oyuncular tarafından, kendisine sempati ile bakılmasını sağlıyor. Bununla beraber, Kalkavan Yönetimi’nin, İMEAK Deniz Ticaret Odası gelirlerinin yüzde 50’sini, Piri Reis Üniversitesi’ne, aktarmasından rahatsız olan YDO’lular, Metin Kalkavan’a karşı tercihlerini, değişimden yana kullanma ihtimalini yükseltiyor.

İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Salih Zeki Çakır’ın “Seçilirsek, Piri Reis’e aktarılan paraları inceleyeceğiz. Eğitime eşit destek olacağız” beyanatı, Yüksek Denizcilik Okulu mezunlarını da memnun etmişe benziyor.

Salih Zeki Çakır’ın, “DTO gelirlerinin yüzde 50’sinin TÜDEV üzerinden Piri Reis Üniversitesi’ne aktarılması” eylemini, Mevcut DTO Yönetiminin “Yumuşak Karnı” olarak nitelemesi ve devamlı kaşıması, Mart ayındaki İMEAK Deniz Ticaret Odası Meclis toplantısının ana konusu olacağını söylemek müneccimlik olmasa gerek...

Diğer taraftan, Fethullah Gülen Cemaatinin aktif bir şekilde, İMEAK Deniz Ticaret Odası seçimlerinde yer aldığını düşünen, bazı YDO’lular ise bu konuda Metin Kalkavan’dan yana tavır alacaklarını da, belirtmemizde fayda var.

Sözün özü; Fethullah Gülen Cemaati, Deniz Ticaret Odası taşının altından da, çıkma becerisini gösterdi.

Ne diyelim? Sadece Tebrik edelim (!)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim