• BIST 97.988
  • Altın 242,195
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 18 °C
  • Antalya 22 °C
  • Muğla 17 °C
  • Çanakkale 18 °C

Gizli silah; İşbirliği!

GÖKHAN ESİN

Genel kanı insanların bencil olduğudur ama bu doğru olamaz! İlk çağlarda insanlık kendisinden haylice büyük ve hızlı yırtıcı hayvanlarla çevriliydi. Doğadaki bu zor şartlarda bile hayat kaldı ve çoğalarak devam etti. Gizli silahı; işbirliği yeteneğiydi. Çünkü küçücük bir grup insan, işbirliğiyle tek birinin yapabileceğinden çok daha fazlasını yapabilir. 

2014 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre İstanbul, 146 şehir içinde trafik sıkışıklığında birinci!! Otoyolların yoğunluk oranı %79. Dahası, 30 dakikalık bir yolculukta, ortalama 29 dakika gecikme oluyor. Yolculuk iki katına çıkıyor. Bunun ekonomik kaybını hesaplamak dahi istemiyorum. Hâlbuki tabiatta trafik diye bir şey yok. Ormanda ya da çöldeki hayvanların trafik sıkışıklığını gördünüz mü? Karıncalar tek şerit kullanıyorlar, ama trafik sıkışmıyor!! Çünkü herhangi bir karınca, sadece önündeki karıncayla değil, arkasındaki hatta en arkadakiyle de iletişim halinde. O nedenle de trafik ışığı olmamasına rağmen kusursuz şekilde ilerliyorlar. 

Karadaki trafik yoğunluğunu azaltmanın güzel bir yolu, deniz taşımacılığıdır. Elbette kıyısı olan bir şehirdeyseniz, İstanbul gibi. İstanbul'un kıyı şeridi 647 km. Neredeyse KKTC kadar! Bu kıyıların kullanılması gerekiyor. Deniz yolu ile araç taşımak büyük rahatlık… Ne trafik ışığı var ne de şeritler. Hatta refüj bile yok! 

İstanbul'da, trafiği karadan denize aktarmak  inovasyon değil ama yeni ve güzel bir proje. Tıpkı prospektüslerde yazan yan etkiler gibi her yeni projenin de dezavantajları olabilir. Ama unutmamak gerekir ki; yan etkiler projelerden vazgeçmek için yeterli olsaydı bugüne kadar hiçbir yatırım yapılamazdı. Şu şartla; projeden sağlanacak çıkar, yan etkilerden fazla olmalıdır. 

Bu nedenle projelerin doğru hesaplanması gerekiyor. Güncel verilerle, doğru öngörülerle hazırlanmayan projelerin faydası kadar zararı da olabilir. Bir bakarsınız, "sıfır toplamlı" bir oyun. Faydası ile zararı eşitlenmiş. Çünkü kimi projeler sadece hedefe odaklanıyor, gerisi unutulabiliyor. Tüm bunları yazmamın elbette bir sebebi var; İDO'nun, Ambarlı Limanına komşu olacak yeni limanı.

Ambarlı'nın yolu İDO'nun araçlarını kaldırabilir mi? 

Ambarlı Limanı, İstanbul'un dış ticaret kapısı. KKTC kadar uzun bir kıyıya sahip İstanbul'da, İDO yeni kuracağı limanıyla, bu büyük limana komşu olmayı tercih etti. Çünkü Ambarlı Limanın başarısı, Ambarlı'yı kara taşımacılığının merkezi haline getirdi. İDO, Ambarlı'yı seçti ama Ambarlı Limanındaki çıkış trafiği yeterince yoğun değil miydi? Kesinlikle çok yoğun. Limanın çıkış yolu, limana zor bela yetiyor. Peki, İDO ne düşünüyor? 

Hesaplara göre, İDO, gemileriyle günde 2.500 - 3.000 tır taşımayı hedefliyor. Yani hergün bu kadar aracı denizyolu ile Güney Marmara'ya aktarmak istiyor. Yani arka arkaya sıralansa 5-6 km uzunluğundaki bir trafiği, gemiye yükleyecek. Çok etkileyici!! Komik olan bu hedefin dayanağı olan veriler 2009 yılında hazırlanmış bir rapora dayanıyor! Gayet iyimser bir hesap çünkü; Türkiye dış ticareti son 10 yılda yaklaşık 2,5 kat arttı!! Elbette Ambarlı Limanı da bundan nasibini aldı. Bu nedenle de limanın çıkış yolu rutinin üzerindeki araç adedini kaldıramıyor. Soru(n) şu; Ambarlı Limanı'nın zaten yoğun olan bağlantı yolu, İDO gemiler ile getirilecek ek araçları nasıl kaldıracak? 
 
Yan etkiler prospektüse yazılmamış  

İDO projesinin prospektüsüne baktığımızda hedef; denizyolu ile araç taşıyarak İstanbul'un trafik yoğunluğunu azaltmak ki; bence çok da gerekli bir yaklaşım. Merak ettiğim şeyse; yan etkileri. Maalesef yan etkiler prospektüse yazılmamış. Elbette denizcilik biyo-teknolojik, ilaç sektörü değil. Ama her yeni gelişim, alt gelişimlerini ve kendi problemini yaratır. Örneğin, arabaları, atlara tercih ettik. Bu sayede karbondioksit miktarı da arttı… Sonrasında caddeler kalabalığı kaldıramaz hale geldiğinde, yeraltı ulaşım ağları oluşturuldu. Bu projenin de yan etkileri olacak elbet. Nedir bu yan etkiler?

Konu trafik olduğunda İstanbul'un dünya sıralamasındaki yeri belli; birinci… Peki, mantıksal çözüm; caddelerin genişletilmesi ya da daha fazla yol inşası mıdır? Ya da arabaya ve kamyona olan bağlılığı azaltacak, taşımayı farklı yöntemlerle yapmaya yönelik adımlar mıdır? 

Tekrar konumuza dönersek… Bir liman kuruluyor. Limanın hedefi İstanbul yollarındaki yük aracını azaltmak. Bunun içinde Ambarlı Limanından çıkan yük araçları gemilerle taşınmak isteniyor. Gemi, A noktasından B noktasına gitmek isteyen sürücüler için süper bir fırsat!! Peki bölgedeki geri kalan sürücüler ne olacak? Onlar unutuldu mu? 

250 araç 10 dakikada çıkmazken 500 araç nasıl çıkacak? 

İDO Limanının ÇED Raporuna bakıldığında, sadece A ile B noktasına odaklanılmış; taşıma yapacak gemi tipi, seyir süresi, bunların hepsi gayet detaylı ve çekici şekilde anlatılmış. Ama bu sistemin Ambarlı liman bölgesine getireceği trafik yüküyle ilgili bir tek yorum yok!? İDO'ya göre, 250 kara taşıma aracı Ambarlı'daki yeni limanını 10 dakikada terk edecek. Etrafında tek bir yerleşim veya sanayi bulunmayan çorak bir alanda bu mümkün. Ama komşuları Türkiye'nin en büyük konteyner limanı ile (yaklaşık 15.000 nüfuslu) yerleşim alanı olan bir bölgede bu hesap uygun olmayabilir. Bunu görmek için roket bilimine gerek yok.

Matematikteki dört işlemden biri yeterli!! Ambarlı Limanından 10 dakika da 250 araç çıkamazken, (İDO Limanı ile birlikte) 500 araç nasıl çıkacak? Eğer İDO trafiğin düşük olduğu gece saatlerini etkin kullanırsa bu soruya cevap aramamıza gerek yok. Ama tersi olursa… 
Özetle İDO Limanının tek başına yapamayacağı şeyler var. İstanbul trafiğine en fazla fayda sağlanması için Ambarlı Limanı ile işbirliği içinde limanın çıkış yolunun genişletilmesi şart. Bu projenin gizli silahı bu olmalıdır. Ancak raporlarda bu işbirliğine ya da genişlemeye yönelik bir adım yok! Zira ALTAŞ A.Ş.'de böyle diyor. Eğer bu yol genişlemesi olmazsa; İDO'nun gemilerle denizde kazandığı zaman, sıkışık liman çıkış trafiğinde buhar olacak. Yani yazımızın başındaki gibi "sıfır toplamlı" bir oyun!! Fayda ve maliyet eşitlenecek. 

Sonuç; Ambarlı Limanı'nın başarısı ortada; Türkiye'nin en yoğun limanı. Ama işbirliğinden yoksunluk, hem Ambarlı'ya hem de İDO'ya zarar verecekse, bu iki limanda kendi başarılarının kurbanı olmuyor mu?

Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim