• BIST 99.292
  • Altın 238,408
  • Dolar 6,1768
  • Euro 7,2717
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 20 °C
  • Antalya 25 °C
  • Muğla 21 °C
  • Çanakkale 16 °C

Güvenli bir limana ihtiyacımız var

METİN KALKAVAN

Rızkını denizden kazananlar iyi bilir; fırtına sonrası tekneler ağzına kadar dolu olur. Deniz öylesine bereketlidir ki, kimsenin kıyıya dönmeye niyeti olmaz. Denizcilik sektörümüzde, tam tamına budurum yaşanmaktadır. Ama bir şeyi unutmamak gerekir: mizacı ve keyfi tutumuyla umursamaz olan deniz, beklenmedik hava değişimlerinde, özellikle hava patladın da, uğultulu ve azgın dalgalarıyla acımasız ve korkutucu olabilir. Denizciler böyle havalarda büyük zorluklar yaşanacağını ve güvenilir bir liman bulamadıkları taktirde denizin her şeylerini teslim alacaklarını çok iyi bilir. Şu anda dünya denizlerinde güvenle seyreden sektörümüz; yurt içinde aşırı değerli Türk Lirasını’nın, yurt dışında ise Mortgage Krizi’nin yaşandığı bir süreçten geçtim izin bilincinde, havanın bozulacağının farkındadır. Teknemizi batırmadan uluslar arası sularda güvenle yüzdüre bilmemiz için çok dikkatli olmamız gerekmektedir. Geçmiş dönemden de biliyoruz ki, hükümetimizin denize ve denizciliğe inancı tam. Bu nedenle yeni dönemde de, düzenlemelerin devam edeceğine inanıyoruz.

Bizim amacımız; sektörümüzün alt alanlarında mümkün Olduğu kadar rekabetçi ve dünya ölçeğinde büyük hale getire bilmek.

Gerek liman işletmelerinde, gerek gemi inşada, gerekse amatörlükte daha yukarılara ve büyüme hızı olarak dünya ortalamasının üstüne çıkmak istiyoruz. Hükümetimizin bu noktada geçmiş dönemde olduğu gibi gereken düzenlemeleri yapıp destek vererek ve önümüzü açarak ilerlememizi sağlayacağına inanıyoruz. Tabi ilerlerken zaman zaman yeni durumlarla karşılaşıyoruz. Bazen yeni düzenlemeler gerekebiliyor. Bu düzenlemeleri de, idare-sektör işbirliği ile geçmiş dönemde olduğu gibi hayata geçireceğiz.

      REKABET GÜCÜ VE TL’NİN DURUMU

Şuanda bizler için en önemli konu rekabetçi hale gelebilmemizdir. Genel olara sektörün dünyada büyüdüğü ve geliştiği, Genel olarak sektörün dünyada büyüdüğü ve geliştiği, Türkiye’nin çok iyi noktada olduğu bir dönemde: rekabet gücümüzü etkileyen, gelecekte de önemli bir tehdit haline gelebilecek sıkıntılı bir durum var. O da; Türk Lirası’nın şu andaki durumu. Bu durum, çok ciddi, potansiyel bir tehdit oluşturuyor. Denizcilik sektörü olarak biz, hem ticaret hem sanayi hemde denizcilik sektörü tarafındayız. Böyle baktığımızda, bukadar yüksek faizlerle gelecekteki kazancımızdan yediğimizin farkındayız. Bu durum. Rekabet gücümüze çok ciddi zarar veriyor. Faizlerin yüksek olması ve yüksek vaizin düşük kuru getirmesinden dolayı bu kadar değerli hale gelen YTL’nin,  ciddi olarak negatif etki yaptığını söyleyebiliriz. Denizcilik sektöründe, önümüzdeki dönemde bunun negatif sonuçlarını maalesef çok fazla göreceğiz. Bir örnek vermek gerekirse; gemi inşa %100’ü geçti. Bu tek başına gemi inşa alanına talepten kaynaklanmadı. Talep bir kısmını doğurduysa da, esas olarak, enflasyon üzerinde işçi üçretlerine yapılan zamların yanında, YTL’nin değerlenmesi her sene firmalarımızın maliyetlerini% 10-15 olarak. Dolar bazında arttırdı. Bunu yüklenme şansımız yok.

Yüksek faizin oluşturduğu düşük kur Türk ekonomisi için çok ciddi tehdit haline gelmiştir. Bu durum sadece denizcilik sektörü değil, Türk ekonomisi için de çok ciddi şekilde risk oranını arttırmıştır.

MERKEZ BANKASI VE PARA POLİTİKASI

Yatırım ve üretim olmadan, istihdama uzun vadede katkı yapmak kolay değil. İnanıyoruz ki, ülke olarak çok daha iyisini yapa bilirdik. Merkez Bankası’nın uygulamış olduğu para politikalarına kayılmamız söz konusu değil.  Uygulanan para politikası; ülke olarak hem maliyetlerimizi, hemde ekonomik kırılganlımızı artırmıştır. Türk ekonomisi siyasi istikrarın getirmiş olduğu avantajı yakaladı, ama para politikası bunun çok ciddi bir kısmını törpüledi. Bu nedenle Merkez Bankası’nın, çok kararlı olarak bir an önce faizlerde indirime gitmesi gerekiyor. Bu noktada önemli bir çelişki yaşanıyor. Enflasyon hedefi ile faiz arasında çok büyük fark var. Enflasyonda % 6-7’yi hedeflediğimiz noktada, faizler %17-22 olursa-ki şuanda en yüksek faiz oranlarına sahip ülkeyiz- bir taraftan maliyetleri, bir taraf tanda geliri YTL olmayan, ihracata dayalı bütün sektörlerin gücünü sürekli törpüleriz. Bankalarda çok yüksek dolar rezervi var. İnsanlar yüksek fiyatlarla aldıkları dolarları bozma cesareti gösteremiyorlar,  çünkü çok ciddi kayıpları var.  Şuanda dolara boğulmuş haldeyiz. Sektörümüzde ise, bir taraftan yüksek faiz veriyoruz, bir taraftansa rekabet gücümüz kırılıyor. Tabii bu durum, ara malı ithalatımızı arttırıyor. Yani bir anlamda Uzak Doğulu üreticileri destekler hale geldik. Bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için üretimi bu kadar boşlamak, rekabet edemez hale getirmek, gelir döviz bazında olan bütün sektörlerde bu sorunun giderek ciddi bir tehdit haline gelmesine neden oluyor.

 Evet, fırtına sonrası tekneler ağzına kadar dolu olur. Kimsenin kıyıya dönmeye niyeti olmaz. Havanın güzelliğine güvenip, açık denizlere açılmak yerine kıyıya yakın seyretmeyi tercih etmemiz gerektiğine inanıyoruz. Hazır tekne dolu ve fırtına dinmişken “güvenli bir liman” bulup, stratejik planlarımızı buna göre yapmamızın daha doğru olacağına inanıyoruz. Daha güzel yarınları birlik ve beraberlik içinde karşılamak dileğiyle, yolunuz açık olsun, feneriniz hiç sönmesin. Allah selamet versin!...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Kaptan Refik Akdoğan
10 Şubat 2009 Salı 17:43
Güvenli liman
Siz denizci değilsiniz ama babanız Sayın Kaşif Kalkavan Beyden dinlemiş olacaksınız.Biz fırtına olunca gemi de yameyince traverse çıkarız, Yani limana girmek yerine fırtınayı başa alır ağır ya da yarım yolla gemiyi rahatlatırız.Limanlar her zaman güvenli değildir.Sayın kaşif Kalkavan Bey bunları çok iyi bilir. Ben yüzdeyüz eminimki şimdi siz onun kurallarını uygulamaya başlamısınızdır. Allah selamet versin
78.174.146.82
hikmet duman
24 Aralık 2008 Çarşamba 15:12
ekonomik kriz
Metin Bey gerçekten saygı duyduğumuz hatta öncü olarak gördüğümüz birisiniz. Sizin tersanenizde de işçi çıkarımları hat safhaya ulaştı. Merak ediyorum bu kişiler şimdi ne yapıyorlardır
78.171.105.151
MEHMET AKYOL
23 Ekim 2008 Perşembe 15:23
BASKAN ÖVGÜ
SN BASKANIMIZ'IN KUVVETLI AKADEMISYEN DONANIMLARIYLA YUKSEK BILGI VE VIZYON SAHIBI OZELLIKLERINI DENIZ ESNAFINA DAHA COK DUYURABILMEK NE KADAR IYI OLURDU DIYE DUSUNUYORUM BUNCA GUZEL BIR YAZISINI DAHA OKLUDUKTAN SONRA BIR OGLEN SONRASI KIZKULESINE BAKAN OFISIMIZDE,,,
SN KALKAVAN BANA KONTAINERE GECIS PLANLARINI 1985 DE ANLATMISTI VE MARKA OLMANIN ONEMINI 1994 DE ,,
SON 20 YILDA DENIZCILIKTE YENILIKLERI ILK DUYANLARDAN VE UYGULAYANLARDAN OLMASI OZELLIGI MUTEVAZI KISILIGI ILE DEGERI GELECEK KUSAKLAR TARAFINDAN DAHA COK ANLASILACAK DIYE DUSUNUYORUM,

TAKDIRLERIMI YINELERKEN;
FENOMENE FARKLI BAKABILME OZELLIGI OLAN DENIZ TICARETINDE TEMIZ BIR BACKROUNDA SAHIP,TECRUBE ,BILIME VE REKABETE INANAN TUTKULU SAMIMI INSANLARI ,ORTAK AKIL ILE KURACAGI YENI TAKIMINDA GORMEBILMEYI YUREKTEN DILIYORUM
88.247.126.126
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim